Vücut Kitle Endeksi ve Obezite

Vücut Kitle Endeksi ve Obezite

Vücut Kitle Endeksi ve Obezite. Günümüzün sağlık alanında en sık rastlanan sorunlarından biri aşırı kilo ve obezitedir. Tartılmak için basküle çıkıldığında karşılaşılan üç haneli rakamlar ya da aynaya bakıldığında fark edilen bölgesel yağlanmalar obezite ve fazla kiloların habercisi olabilir. Bu yazıda vücut kitle endeksi ile aşırı kilolu olunup ya da olunmadığı, fazla kiloların sebep olabileceği sağlık sorunları,  fazla kilolardan  kurtulmak adına beslenmeyle ilgili bazı temel tüyolar anlatılacaktır.

Vücut kitle endeksi, body mass index(BMI), boy uzunluğu ve kilo üzerinden basit bir formül ile hesaplanan, vücudun boy-kilo oran orantısını belirten matematiksel bir değerdir. Bu değer yapılan bilimsel araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış olup sahip olunan kilonun ideal, fazla ya da aşırı olması durumunu yaklaşık olarak belirtir. Şimdi gelelim vücut kitle endeksinin nasıl hesaplandığına. Formülümüz,

BMI = Ağırlık(kg)/ uzunluk(m)*uzunluk(m)

Formülü bir örnek ile uygulayalım. Örneğin ağırlığı 90 kg ve boyu 165 cm olan bir kişini vücut kitle endeksini, BMI, hesaplayalım. Öncelikle boy uzunluğunun metre cinsinden karesi yani kendiyle çarpımı alınır, 1.65 * 1.65 = 2.7225. Elde edilen bu değer kilogram cinsinden alınan vücut ağırlığı değerine bölünür, 90 / 2.7225. Elde edilen sonuç verilen örnek değerler için 33.06’dır. Peki elde edilen bu değer neyi ifade etmektedir?

Vücut Kitle Endeksi ve Obezite

Vücut Kitle Endeksi ve Obezite

Standartlara göre BMI değeri,

25 – 30 arasında ise birey fazla kilolu,

30 – 40 arasında ise obez,

40 ve üzerinde ise birey ilerlemiş obezite ile karşı karşıyadır.

Örneğimiz için elde edilen 33.06’lık değer bireyin aşırı kiloluğun biraz üzerinde obezite standartları içerisinde olduğunu göstermektedir.

Günümüzde araştırmaların da gösterdiği üzere, ölümle sonuçlanan birçok ciddi hastalığın temelindeki etmen aşırı kilolardır. Ancak obezite aşırı zayıflığa göre daha yaygın olarak görülen bir hastalık olduğu için aşırı zayıflığın da biraz sonra bahsedilecek olan hastalıkların vücut bulmasında en az obezite kadar etkili olduğu unutulmamalıdır. Obezitenin büyük oranda pay sahibi olduğu bilinen hastalıkların içerisinde de en çok can alan hastalık koroner kalp hastalıklarıdır. Bu gruba ait olan kroner arter hastalığı kalbe kan ve oksijen sağlayan damarların gerek daralması gerekse iç yağlanmadan dolayı azalan kan ve oksijen taşıma kapasitesinin azalmasından kaynaklanmaktadır. Koroner kalp hastalıklarından sonra bilinen obezite ve aşırı kilolar ile alakalı olan hastalık hipertansiyondur.

Hipertansiyon halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen ve kalp kanı pompaladığı esnada damar iç duvarlarında oluşan basıncın beklenenden daha yüksek olması durumunda oluşan günümüzün yaygın ve kontrol edilmediği durumlarda ölüm ile sonuçlanabilecek hastalıklarındandır. Obezite ve aşırı kiloların tetiklediği diğer bir hastalık ise diyabettir. Diyabet, en az hipertansiyon kadar sık görülen, metabolizmadaki kan şekerinin yüksek seyretmesinden kaynaklanan bir rahatsızlıktır. Ülkemizde yaklaşık 40 milyon kişinin diyabet hastası olduğu tahmin edilmektedir.

Kilo verme beslenme dendiğinde gerek internet üzerinde gerekse yazılı kaynaklarda binlerce diyet programı mümkün. Ancak unutulmaması gereken anahtar nokta söz konusu diyet ve beslenme olduğunda bu konunun bir uzmanlık alanı olduğu ve bir uzmana danışılmadan güvenilmeyen kaynaklardan bulunan programların uygulanmaması gerektiğidir. Obezitenin yaygınlaşması ile maalesef ki kilo vermeye çalışırken hayatını kaybedenlerin sayısında da artış görülmektedir. Bu durumum tamam ya

pılan bilinçsiz diyet ve ilaç kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bir uzmana gidecek vaktiniz yoksa ve kendiniz bir şeyler yapmak istiyorsanız, dikkat edilmesi gereken şey dengeli beslenmeden asla ödün verilememesidir. Kilo vermek isteniliyorsa, alınan kalorinin tüketilen kaloriden az olması gerekir. Ancak, hızlı kilo vemek adına tek yönlü beslenmek veya vücudun gereksinimi olan temel besinlerden feragat etmek, vücutta tamiri mümkün olmayan hasarlar bırakabileceği unutulmamalıdır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir