Sevgililer Günü Gerçeği Mi Yalanı Mı Desek ?

Sevgililer Günü Gerçeği Mi Yalanı Mı Desek ?

Sevgililer Günü Gerçeği Mi Yalanı Mı Desek ? Yüzyıllardır var olan aşk insan ruhunun en bilinmez en karmaşık duygusunun adıdır. Sevgililer günü tarihçisi sanıldığından da daha eski tarihlere kadar uzanmaktadır. Antik Yunan’da Hera ve Zeus’un evliliğin kutsamak amacıyla her yıl ocak ve şubat aylarının ortasında Gamelyon olarak adıyla yapılan kutlamalar yerini Antik Roma’da şubat ayının 15 inde bereket tanrısının günü olarak kutlanırdı. Romalı kızlar bereket tanrısını simgeleyen din adamlarına dokunduklarında doğurganlığın arttığını düşünürlerdi. Ortaçağda ise 14 Şubat kuşların birbirleriyle çiftleştiği gün olarak bilinirdi ve bu günde sevgililer birbirlerine güzel notlar yazar ve Valentine ismiyle hitap ederlerdi.

Peki gerçekte kimdir bu Valentine?  Hristiyanlığı yasaklamakla kalmayan Roma imparatoru 2. Cladius erkeklerin çoğunluğunun asker olmasını istediği için evliliği yasaklamıştır. Hristiyan olan Valentius gençlerin gizlice evlenmeli için elinden geleni yapmaktadır ancak bunun fark edilmesiyle beraber Valentius 14 Şubat günü idam edilir ve o gün sevgililer günü olarak anılmaya başlanır ve o güne Sevgililer Günü (Valentine’s Day) denir. Valentius ölümünden yaklaşık 200 yıl sonra aziz ilan edilir.

Sevgililer Günü Gerçeği Mi Yalanı Mı Desek

Sevgililer Günü Gerçeği Mi Yalanı Mı Desek

Sonuç Olarak;

Ne yazık ki sevgililer günü günümüzde bu kadar anlamlı bir duyguyla kutlanmamakta tam tersine sevgililer günü alışverişe olan aşkımızı bilinçsizce tüketime karşı olan aşkımızı doruğa çıkaran bir gün olarak kutlanmaktadır. Günümüzde sevgililer günü mükemmel reklamlar, aklınızı çelen indirimlerden ibarettir ve sevgililer gününde mutlu edebildiğiniz sadece alışveriş merkezleri, restoranlardır. İzlediğiniz her reklamda, gördüğünüz her vitrinde hediye alma zorunluluğu fikri beyninize iyice yerleştirilmekte buda yetmezmiş gibi çevre baskısı sayesinde hediye etme ve en güzel hediyeyi alma baskısıyla gittikçe yozlaşmaktayız. Sevgimizi aldığımız ve verdiğimiz hediyeye göre ölçmemiz gerektiği günbegün içimize işlenmektedir.

İçinizde şunu diyenleri duyuyor gibiyim, “Ama sevgililer günü özel bir gün beraber bir şeyler yapabiliyoruz”. Peki sevgililer günü dendiğinde aklınıza ilk gelenler nelerdir? Beraber baş başa evde oturmak ya da simit ve çay eşliğinde boğazda yürümek mi? Hiç sanmıyorum!  Aklınıza gelen ilk ama ilk şey “ Acaba bana ne hediye almayı planlıyor, umarım istediğim kolyedir ya da o büyük ayıcıktır, aksam güzel bir yerde rezervasyon yaptırmıştır kesin, acaba ben ne alsam saat ya da deri cüzdan mı?.  Evet işte aklınıza ilk gelen cümlelerin bunlar olduğuna eminim ve evet sizde, bizde ve tüm dünya sevgililer günü başlığı altında kapitalizmin kölesi olmuş durumdayız ve sanırım 14 Şubat gününü kapitalizm köleleri günü olarak kutlamak daha gerçekçi olacaktır.

Sevgililer gününde sevgili olduğumuzu, sadece beraber olmanın bile bizi mutlu ettiğini ve bunun en büyük hediye olduğunu unutmuş bulunmaktayız. Gerçek değerlerin giderek kaybolduğu bu dünyada tüketimin gücü insan beynini ve ruhunu hatta aşklarını bile yenmiş bulunmaktadır ve eminim ki Aziz Valetius’un kemikleri her yıl Şubatın 14’ünde sızlamaktadır.

Sevgililer Günü Gerçeği Mi Yalanı Mı Desek ? ” Para harcamadan duygularınız anlatın. Karşı tarafa ücret ödemeden de değerli olduğunu hatırlatın yeter.

  • Yorumdan Çık