Nasreddin Hoca Kimdir ?

Nasreddin Hoca Kimdir Hayatı Fıkraları

Nasreddin Hoca Kimdir Hayatı Fıkraları hakkında bilgiler. Okul yıllarımın vazgeçilmez hikaye ve fıkralarına konu olan sempatik ve düşündürücü hocamız. Hayata daima mutlulukla bakmaya inanmış yüzünden gülümsemenin eksik olmadığı bir âlim Konya’nın büyülü atmosferinde yetişmiş kâmil bir insan Nasrettin Hoca. 1208 senesinin bilinmez günleriydi. Babası Eskişehir’in Hortu köyündeki evinde elinde tespih dua ediyor al yazmalı anneside bebek Nasrettin’i ayağında sallayarak uyutmaya çalışıyordu. 4 yaşında rahlenin önüne oturdu ancak babası ne zaman gözlerini önündeki kitaba gömse Nasrettin bir yolunu bulup odadan kaçıyor arkadaşlarıyla dışarıda çelik çomak oyununa dalıyordu. Elinde orağıyla tarlada çalışıyordu etrafı aniden karardı tarlanın her yerini çekirgeler kaplamıştı. Kısa zamanda tüm ekinler eridiğinde taşınmaktan başka çareleri kalmamıştı.

İlmin kapısıyla Sivrihisar’ın şaşalı medresesinde tanıştı. Zekâsı herkesten ilerdeydi ancak fakirliği yüzünden medresede kalıyor okul masraflarını hocalarının yırtıklarını yamayarak karşılayabiliyordu. Sivrihisar Camii’nin imamı olan Nasrettin oraya buraya gidebilmek için hayvan pazarından ufak tefek ve pasaklı bir eşek aldı. Karakaçan adını verdiği eşeği ile meydandan her geçişinde herkese el sallamaktan bitap düşüyordu. Konya’dan gelen Tuğrul Bey adındaki bir ilim adamı evine geri dönerken ona katılmaya karar verdi. Sivrihisar’dan ayrılırken onu yolcu edenlere kalbinin onlarla olduğunu anlatmak için eşeğine ters binmiş şekilde yola çıktı. 25 yaşını doldurduğu gün Konya’ya ayakbastı. Öğrencisi olmak istediği Seyyit Hayrani’nin hacda olduğunu öğrenince başına onunla özdeşleşen beyaz kavuğunu taktı.

Önüne yargı rahlesini çekti ve asıl işi olan kadılığa başladı. Kadılığında nerdeyse her sabah kapısının önünde içi sikke dolu rüşvet sandıkları buluyordu. Yaptığı şikâyetlerden sonuç alamayınca kendisine göre en doğru kararı verdi ve tüy kalemini kırarak istifa etti. Parasızlık günlerinde akla gelebilecek her işle uğraştı. Rum bir terzinin yanında kumaş kesti köy pazarında limon sattı sırtında sepet hamallık yaptı ve çok az olan kazancını da evde eşinin ellerine teslim etti. Nihayetinde Seyyit Hayrani hacdan dönünce Nasrettin hocayı öğrencisi yaptı. Genç ve kuvvetli bir adam olarak girdiği dergâh kapısından sırtında yeşil kaftanıyla sakalları beyazlamış ve bilge bir adam olarak çıktı.

Akşehir’e taşınan Nasrettin Hoca ilçede kadılık yaparken sırf öğüt olsun diye kâh bir göle maya çaldı kâh komşusuna kazanın yanında yeni doğmuş tencere verdi. O artık Akşehir’in babası hocası ve Anadolu insanının neşesini yansıtan bir semboldü. Nasrettin Hoca ve ayrılmaz dostu Karakaçan 2. Alâeddin Keykubat tarafından Bağdat’a Abbasi halifesine elçi gönderildi. Burada halifenin isteği ile dünyanın en büyük camisi Semerra Camii’nde cuma namazını kıldırdı. Anadolu kültürünün en önemli simalarından olan Nasrettin Hoca 76 yaşındayken bir gece vakti ardında bilgeliği adaleti ve akıllarda yer etmiş öğütlerini bırakarak mütevazı evinden gönülden bağlı olduğu ebediyete göçtü. Çocukları çok seven Nasreddin Hoca dört bir tarafı açık türbesinde fıkralarını dinleyen insanların neşeli kahkahalarını dinleyerek ebedi uykusuna büyük bir huzurla devam ediyor.

Aklımda kalanlar, Göle maya çalmak, ipe un sermek, kazan doğurdu bindiği dalı kesmek, eşeğe ters binmek, ye kürküm ye gibi hikayeler mizah ve düşündürücü.

Nasreddin hoca fıkraları hayatı,kimdir,türbesi, hakkında bilgi,fıkraları kısa bilgi, hikayeleri,çizgi film.

Nasrettin Hoca Kimdir ?

Nasrettin Hoca Kimdir   DÜNYAYI GÜLDÜREN ADAM NASRETTİN HOCA’nın hayatını yazımızda bulabilirsiniz. Her zamanki gibi yazımız özgün ve kendi derlememizdir.

Nasrettin Hoca ;Türk düşünce tarihinin büyük dehası,gerçek bir halk filozofudur.Ayrıca Türk zekasının en önemli temsilcisidir.Asıl adı Nasrettin’dir.1208 yılında Eskişehir ili, Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu köyünde dünyaya geldi. Hortu köyünün imamı olan babası Abdullah Efendi,aynı zamanda bir medresede çalışıyordu.Annesi ise Hortu köyünün yerlilerinden bir ailenin kızı olan Silika Hatun’du.Hortu köyünün adı bugün” Nasrettin Hoca Köyü” olarak değiştirilmiştir.Nasrettin Hoca’nın kendisinden büyük bir de kardeşinin olduğu bilinmektedir.Babası köyün imamı ve medrese hocası olduğu için Nasrettin de ilk eğitimini be medresede aldı.Bu nedenle istediği gibi gülemediği için her fırsatta güldürmeyi denedi.Cin fikirli,yaman bir çocuktu.Kendisine sorulan sorulara anında esprili cevaplar verir,karşısındakini şaşırtırdı.Babası,Nasrettin’in zeki ve yetenekli bir çocuk olduğunu görüyor;köydeki medresede alacağı eğitimin daha fazlasını hak ettiğini düşünüyordu.Ailesi Nasrettin’i Sivrihisar’da oturan bir yakınının yanına göndermeye karar verdiler.Geçen zaman içinde annesi oğlunun özlemine dayanamayınca Sivrihisar’a taşındılar.Nasrettin’in babası köyde kendisini tabiatın güzellikleri içinde ,yakınlarıyla beraberken daha mutlu hissediyordu.Bu nedenle yeniden köye taşındılar.

Nasrettin Hoca’nın ölümünden kaç asır geçtiği halde hala adını duyan herkes onu güldürmektedir. Fıkraları, dünyanın her yerinde sevilerek okunmakta ve dinlenmektedir. Bu nedenle Nasrettin Hoca tüm dünya için evrensel bir değerdir.

Ailenin köye dönmesinin üzerinden fazla zaman geçmemişti ki Nasrettin babasını kaybetti. Babasının ölümünden sonra köylülerin ısrarıyla bir süre köyle imamlık ve vaizlik yaptı. Eşi dostu Nasrettin Hoca’ya bir kız bulup güzel bir düğünle evlendirdiler. Hoca’nın bu evlilikten bir kızı oldu. Ancak Hoca’nın karısı çok huysuz bir kadındı. Anlaşamayan karı koca bir süre sonra ayrıldılar. Nasrettin Hoca’nın karısının huysuzluğu ile ilgili fıkraları, karısı hakkındaki söylentileri doğrulamaktadır.Hoca Konya’ya gitmek,oradaki medreselerden ders almak istiyordu ama üstlendiği imamlık görevini bırakamıyordu.Nasrettin köydeki görevini 23 yaşına kadar sürdürdü.Daha sonra bu görevi başkasına devrederek Konya’ya gitti.Hoca burada 2 yıla yakın süren bir eğitim aldı.Sivrihisar’daki dostları Hoca’yı köye çağırması üzerine Hoca tekrar köye döndü.Sivrihisar’da vaizlik görevi verildi.Nasrettin artık hem vaizlik yapıyor hem de yükseköğretimini tamamlıyordu.Uzun bir süre sonra Hoca Akşehir’e dönmeye karar verdi.Zamanın ünlü bilginleri Seyyid Mahmut Hayrani ve Hacı İbrahim Sultan burada yaşıyorlardı.Hoca amacına ulaştı ve Hayrani ile çalışmaya başladılar.Onunla çalışmak ,Akşehir’de uzun süre müderrislik yapmasını sağladı.Nasrettin Hoca Akşehir’e yerleştikten bir süre sonra yeniden evlendi.Hoca’nın bu evlilikten 1 oğlu ve kızı oldu.

Hoca’nın çevresindekiler, söylediklerini dinler; dersler alırlardı. Nasrettin Hoca bu özelliğinden dolayı tanıyan ve tanımayan herkes tarafından güvenilen, sevinilen bir kişi oldu. Toplumdaki değeri, halkın onun ağzından söylediği gülmecelerle anlam kazandı. Söyledikleriyle güldürürken, düşündürür; düşündürürken doğru yolu gösterir ve eğitirdi. Gerçekleri gülmece içine gizler, söylemek istediğini insanlara bu şekilde söylerdi. Nasrettin Hoca hiçbir zaman belli bir yöreye ait olmadı. Anadolu’nun her yerinde yaşayan insanların sorunlarını çözmeye çalıştı. Söyleyeceklerini mantıklı şakalar halinde kısa ve öz olarak dile getirirdi. Hoca’nın ufku çok genişti. Hayatta edindiği tecrübelerle hareket ederdi. Nasrettin Hoca’nın efsanevi bir kişiliği yoktu. Sadece espri anlayışı diğer insanlardan farklıydı. Fert ve toplumu her yönüyle çok iyi tanırdı. İnsanların aile, komşuluk, dostluk ve ticari ilişkilerini çok iyi gözlemleyen biriydi. Bu ilişkilerde gördüğü aksak yönleri düzeltmek ve öğüt vermek amacıyla fıkralar anlatıp onları düşünmeye ve doğruyu bulmaya yönlendirdi. Hoca fıkralarında soyut ya da hayali bir varlıktan söz etmezdi. Fıkralarında sevgi ve övgü kadar kırıcı söz ve alayda önemli bir yer tutardı. Nasrettin Hoca yaşlılıktan hiç hoşlanmazdı. Soranlara gerçek yaşını hiçbir zaman söylemezdi. Durmadan gençliğini anar, o yönde fıkralar anlatırdı.

Ebülhayr Rumi,7 yıllık bir çalışmanın sonucunda, Türk sözlü geleneğinin en güzel örneklerinden olan Nasrettin Hoca fıkralarını derleyip bir kitapta topladı. Saltukname adını verdiği kitabını 1480 yılında tamamladı.

Ülkemizin çeşitli kütüphanelerinde de el yazması Nasrettin Hoca kitapları bulunmaktadır. Fıkraların toplandığı çeşitli kitaplara; Londra Oxford, Paris, Leyden, Viyana gibi yabancı merkezlerdeki kütüphanelerde de rastlanır.

Hoca’nın hayatı boyunca sağlığıyla ilgili önemli bir sorun yaşadığı görülmemişti. Günün birinde hastalanıp yatağa düşünce kimse inanmadı. Nasrettin Hoca son nefesine kadar gülüp şakalaştı.1284 yılında,76 yaşındayken Akşehir’de öldü. Nasrettin Hoca sevenlerinden türbesinin 6 köşeli olmasını ve sadece bir tarafını kapatmalarını istemiştir. Niye böyle bir şey istediğini sorduklarında imanın şartının 6 olduğunu ve kapalı olmayan tarafını inanmayanlar için ayırdığını söylemiştir.

Nasreddin Hoca Kimdir ?

Nasreddin Hoca Kimdir ?

Nasrettin Hoca ölünce sevenleri onu Akşehir ilçesi surlarının doğusunda bulunan mezarlıkta toprağa verdiler ve mezarının üzerine bir türbe yaptırdılar. Türbesi vasiyetine uygun olarak yapıldı. Hoca’nın kabri birçok insan tarafından ziyaret edilmekte ve dünyada “Kahkahalar Attıran” tek kabir olma özelliğini korumaktadır.

Nasrettin Hoca Kimdir,Nasrettin Hoca Kimdir,Nasreddin (Turkish: Nasreddin Hoca, Ottoman Turkish: نصر الدين خواجه, Persian: خواجه نصرالدین‎, Pashto: ملا نصرالدین‎, Arabic: نصرالدین جحا‎ / ALA-LC: Naṣraddīn Juḥā, Urdu: ملا نصر الدین ‎ / ALA-LC: Mullā Naṣru l-dīn, Uzbek: Nosiriddin Xo’ja, Nasreddīn Hodja, Bosnian: Nasrudin Hodža, Albanian: Nastradin Hoxha, Nastradini), nasrettin life,Nasrettin Hoca Kimdir,neler yapmıştır,hoca nasrettin,masaldaki nasrettin hoca,nasrettin hoca hayatı,doğumu,ölümü,neler yaptı,nasrettin hoca masalları,özetiNasrettin Hoca Kimdir.

  • Yorumdan Çık