Narsizm Kendini Beğenmişlik

Narsizm Kendini Beğenmişlik

Narsizm, halk arasında kısaca kendini beğenmişlik olarak adlandırılmaktadır. Kişi sürekli olarak kendisini en iyi, en mükemmel olarak görür. Narsistik kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler; kendilerini her zaman ön planda tutmaya gayret ederler. Örneğin; bir ortama girdikleri zaman odak noktası olmaya çaba gösterirler. Eğer kişilik bozukluğu çok fazla ilerlemişse istedikleri ilgiyi göremedikleri süre saldırgan davranabilirler. Başkalarının ona yol göstermesi ve akıl vermesi boşuna bir çabadır. Çünkü kişiler hiçbir şekilde kimsenin duygu ve düşüncelerine saygı göstermezler. Her zaman kendi istedikleri gibi yaşarlar. Ancak istedikleri amaca ulaşamadıkları zaman içten içe kendilerini sıkıntıya sokarlar ve ciddi üzüntü duyarlar.

Özellikle eski zamanlarda ki krallıklar, diktatörlerde ileri seviyede narsisistik kişilik bozukluğu saptanmıştır. Büyük bir güce sahip olan bu kişiler en çok ellerindeki gücü kaybetmekten korkarlar. Çünkü böyle kişiler için her şeyin en iyisi olmak zorundadır. Asla yenilgiyi hazmedemeyecekleri gibi egolarından da ödün vermezler. Kendilerine aşık olan bu kişiler çok fazla ‘ben’ dedikleri için her zaman yalnız kalmaya mahkumdurlar. Üstelik kendilerine ait bir dünya içerisinde yaşadıklarından dolayı dış dünyaya kendilerini kapatırlar ve bilmedikleri her şeyden korkmaya başlarlar.

  Kişilik bozukluğu olan kişilerde genel olarak şu belirtiler baş göstermektedir; aşırı gurur, kıskançlık, odak noktası olma, kimsenin düşüncelerine saygı duymama, sürekli kendisini anlatma, hayal kurma, dikkat çekmek amacıyla garip davranışlarda bulunma, çıkarcı olma, içinde bulunduğu durumu abartma, hayal kurma ve ciddi anlamda her şeye karşı öfke duymadır.

Narsizm Kendini Beğenmişlik

Narsizm Kendini Beğenmişlik

Narsizm Tedavisi

Kendisinde kişilik bozukluğunun olduğunu düşünen kimseler, öncelikle bir psikiyatri kontrolüne gitmelidir. Ardından kişiye Narsizm tanısı koyulursa tedaviye başlanır. Genellikle hastaların çoğu kendisinde kişilik bozukluğu olduğunu kendilerine itiraf edemezler. Hastalığın gösterdiği etkilerden dolayıda güçsüz konumda olmak istemezler. Bu yüzden tedaviyi kabul etmezler. Böyle durumlarda kişilik bozukluğu olan kişiler doktora gitmeye zorlanmamalı, baskı yapılmamalıdır. Kişi kriz anlarında bir psikiyatriye götürülerek tedavi edilmelidir. Tedavi, terapi seanslarıyla başlar ve kişinin kendine olan özsevgisi hasar görmeden çözüme kavuşturulur. Seanslar kişinin hastalığının seviyesine göre arttırılır veya azaltılır. Seanslarda hastalara paylaşmayı, insanları sevmeyi, empati yapmayı, insanların duygu ve düşüncelerine saygı gösterme gibi bir çok iyi davranış aşılanır.

    1. Adile Yahya 5 Şubat 2021
      • Makale Cafe 5 Şubat 2021

    Yorumdan Çık