Hicri Takvim ve Hicri Yılbaşı

Hicri Takvim ve Hicri Yılbaşı

Hicri Takvim hakkında bilgiler. Peygamberimiz Hz. Muhammed ve yakınları, inançları yüzünden Kureyşlilerin baskılarına ve karşı durmalarına daha fazla dayanamaz ve 16 Haziran 622 tarihinde Mekke’den Medine’ye göç ederler. Bu olaya hicret denir. Bu olaydan 17 yıl sonra Hz. Ömer’in halifeliği döneminde (634-644), Hz. Ali’inin önerisi ile bu tarih başlangıç olarak kabul edilir. Bu şekilde Hicri Takvim başlatılmış olur.

Bundan önceki yıllarda yıllar rakamla değil o yıl gerçekleşen önemli olayların isimleriyle anılmaktaydı. Örneğin, fil senesi, Kabe’nin tamirinin yapıldığı sene veya sel senesi gibi.

Hicri Takvim

,

Aslında iki çeşittir. Hicri Şemsi takvim ve Hicri Kameri takvim.

Hicri Şemsi takvim, başlangıç olarak 20 Eylül 622 tarihini kabul eder. Bu takvim dünyanın güneş etrafındaki dünüşünü esas alır. Osmanlı zamanında bu takvime Rumi takvim adı verilmiştir.

Hicri Kameri takvim ise başlangıç olarak 16 Temmuz 622 tarihini kabul eder. Bu takvim ayın dünya etrafındaki dönüşünü esas alır. Hicri Takvim derken daha çok bu takvim ifade edilir.

Hicri Takvim ayın dönüşünü esas aldığı için de Miladi Takvim ile arasında gün farkı oluşur. Ay dünya etrafındaki dönüşünü 29.5 günde tamamlar. 12 ayda toplam süre 354 gündür. Oysa Miladi Takvim 365 gün 6 saattir. İki takvim arasındaki bu fark yaklaşık olarak 33 yılda 1 yıl tutar.

İşte her yıl ramazan ayının 10 gün önceye kayması bu yüzdendir.

Miladi Takvim dünyanın dönüşünü esas aldığından güneş takvimi olarak isimlendirilir.

Hicri Takvim ise ayın dönüşünü esas aldığınan buna da ay takvimi denilmiştir.

İlk güneş takvimini kullananlar Mısırlılar olmuştur. İlk ay takvimini kullananlar ise Sümerler olmuştur.

Hıristiyanlar, Hz. İsa’nın doğumunu başlangıcı olarak kabul etmişlerdir. Miladi Takvim, denilen bu takvim de güneş hareketlerini esas almıştır. Miladi Takvim 1926 yılından itibaren ülkemizde de kullanılmaya başlamıştır. Bu tarihten sonra Hicri Takvim, sadece dini günlerin belirlenmesi için kullanılmaktadır.

Kuranı Kerim içindeki açıklamalar da Hicri Takvim düzenine göre yapılmıştır. Haccın ne zaman başladığı, orucun ne zaman başladığı, hangi gece veya gündüzlerin diğer gecelerden üstün olduğu hep Hicri Takvim esaslarına göre belirlenmiştir.

Hicri Takvimdeki aylar ise şunlardır: Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce.

Hicri Yılbaşı Nedir ?

Hicri Yılbaşı nedir?  Hicri Takvim’e göre Zilhicce ayının son gecesini Muharrem ayının ilk gününe bağlayan zaman dilimidir. Muharrem ayı, Hicri Takvim’in ilk ayıdır. Muharrem ayının ilk gecesi tüm müslümanların yılbaşı gecesidir.

İslami esaslara, batıdakinden farklı olarak, gün, akşam güneşin batması ile başlar. Bu nedenle de Hicri Yılbaşı gece 00:00’da değil, Zilhicce ayının son günü güneşin batması ile yani akşam ezanı ile başlar.

Muharrem ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kuran’da değer verilen dört haram aydan biridir. Bu aylarda tartışmalar, insanlar arasındaki çekişmeler, küçük büyük düşmanlıklar kaldırılır. Savaş yapılmaz, barış içinde yaşanır.

Cahiliye devrinde Araplar arasında hep savaş olurdu. Sadece haram aylarda savaş yapılmazdı. Bu aylarda panayırlar kurulur, eğlenceler yapılır, yahudiler, hıristiyanlar ve puta tapanlar kendi dinlerini yaşarlardı.

Bu devirde Araplar, Muharrem ayında harp etmek zorunda kalırlarsa, o yıl Muharrem ayının ismini, bir sonraki aya koyarlar, sonraki ayın ismini de Muharrem ayına verirlerdi. Bu şekilde haram ay Muharrem ayından bir sonraki ay olurdu. İlk günü Hicri Yılbaşı olan Muharrem ayı işte böylesine değerli bir aydır.

Hicri Takvim Yılbaşı

Hicri Takvim Yılbaşı

Hicri Yılbaşı’na bütün müslümanlar büyük saygı gösteriler. Zilhicce ayının son günü ve Muharrem ayının ilk günü oruç tutanların, bütün o yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuştuğuna inanılır.

Muharrem ayı Allah’ın ayı Muharrem olarak bilinir. Bu ay ilahi bereket ve keremin bollaştığı bir aydır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed, Muharrem ayının ilk günü yani Hicri Yılbaşı’nda, anlamı aşağıda verilen duanın 3 kere okunması halinde, gelecek Muharrem ayına kadar bütün kötülüklerden uzak kalınacağını söylemiştir:

“Ey Allah’ım! Senin yasakladıklarından bu sene her ne yaptıysam, onları unuttum, ama sen unutmadın. Bana ceza vermek elindeyken bana süre verdin. Ben sana karşı gelmeye cesaret etmişken, sen tövbe etmemi istedin. Bütün bunlardan dolayı beni bağışlamanı istiyorum. İşlediğim sevapları kabul et ve senden ümidimi kesme.”

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir