Hayat Üçgeni

Hayat Üçgeni

Hayat Üçgeni Nedir?  Dostlar, arkadaşlar, gençler, büyükler ! Hayatımızda bir çok boş bilgilerle dolduruyoruz. Bizleri hayata bağlayacak gerekli bilgileri öğrenmek yerine. Bizde deprem esnasında hayatta kalmak için size biraz bilgiler verelim dedik. 4,61 milyar yıllık Dünyamızın bir gerçeğidir deprem. Din,dil,ırk,zengin,fakir ayırımı yapmaz önlem almayan herkesi öldürür. Önceden tespiti mümkün olmamaktadır. Beklenir ki herkes önlem alsın ama maalesef alamaz. En azından evinizde yaşam üçgeni olabilecek yerleri tespit edin, veya sırf bu iş için hazırlayın. Özellikle  İstanbul, marmara Tekirdağ-Saros bölgesi hattında evler, yazlıkçılar, her yıl bir çok insan buraya tatile gider.

Depremde ´hayat üçgeni´ ” Yaşam Üçgeni” ve kurtulma yöntemi. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibi Şefi Doug Coop’un hayat hikâyesini ve katıldığı sayısız kurtarma çalışmalarında kazandığı tecrübelerden yola çıkarak deprem sırasında hayatta kalmanın yolları.

Doug Copp’a göre deprem sırasında hayatta kalmanın tek yolu ‘hayat üçgeni’ dir. Peki depremin sarsıntısı sırasında ‘hayat üçgeni’ “Yaşam Üçgeni” denilen yöntem nedir? Bu yöntemi o panik anında nasıl hatırlar ve uygularız ki hayatımız kurtulsun.

Hayat Üçgeni Nasıl Yapılır?  Video Resim Pozisyonu Ne Demek ?

Gelin bu çok önemli konuyu Doug Copp’un önerisinden öğrenmeye çalışalım. Ve unutmayın! Deprem kuşağı üzerinde olan ilimizde hiç beklemediğiniz, hiç tahmin etmediğiniz; gece ve gündüz fark etmez her hangi bir saatte evin içinde depreme yakalanabilirsiniz. İşte o anda ‘hayat üçgeni’ yöntemini uygularsanız yaşam şansınız çok daha artar.

Hayat Üçgeni

İşte altın değerindeki 11 öneri;

1- Binalar evler çökerken basitçe ‘çömelen ve korunan’ kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.

2- Kediler, köpekler ve bebekler hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında siz de bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür.
Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.

3- Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

4- Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün.
Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

5- Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

6- Bina ev çökerken kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür…Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!

7- Merdiven Kullanma 

Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir ‘frekans aralığına’ sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar.

Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun.

Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir.  Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

Hayat Üçgeni

Hayat Üçgeni

8- Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

9-Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldüler.

Araçlarının dışına çıkıp, aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç, Afeet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.

10-Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını ezilmediğini keşfettim. Kağıt yığınlarının kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur, oluşur.

11- Deprem Çatanızıda hazırlayıp uygun yere koyunuz.

Bazen Evde Tatbikat Yapın.

Önce tedbir sonra takdiri İlahi.

Sismograf ve Deprem Tarihi ? Sismograf Nasıl Çalışır ? Emil Wiechert Kimdir ?

Sismograf Kim Buldu İcat Etti Deprem Tarihi?  Emil Wiechert Kimdir ? Görünürde ne bir ses nede bir öncü belirti vermiyor. İlk saniyelerde ufak bir sarsıntı oluşuyor ve daha sonra her şey sallanmaya başlıyor. Bu olayın nedeni deprem olmasıdır. Depremi yaşamayan insan depremin yarattığı o hissi tam anlayamaz. Bazen 2-3 saniyede zararsız, Ama 46-50 saniye şiddetli olursa  tüm şehri yıkabilir. Ardında korku, moloz,taşlar, hasarlı binalar ve cesetler bırakabilir. Depremlerden sonra bir çok insan ölür ve evsiz insanlar bırakabilir.

Tarihe baktığımızda insanlar dünyada olan bu depremleri inceleyip neden kaynaklandığını bulmaya çabaladılar. En önemlisi de önceden haber almak yada uyarı sistemi geliştirmeye çalıştılar. Eski hundi medeniyeti deprem hakkında dünyanın 8 büyük  filin sırtında taşındığını düşünürdü. Fillerden biri dinlenmek için durunca deprem olduğunu düşünürlerdi. Japonların inancına efsanesine göre yer altın yaşayan namazu(balık benzeri hayvan) inanırlardı. Namazu çok küstah ve hırçın olduğunda büyülü bir sopayla kaşima tanrısı tarafından başı eziliyor bu nedenle depremler oluyordu. Deprem hakkında bilimsel çalışmalara yaklaşık günümüzden 2000 yıl önce Çinliler başlamıştır. Sarsıntıyı tespit etmek için ilk cihazı Çinliler tasarlamıştı, yukarıdaki resime bakınız. Cihaz bronz testi üzerinde 8 ejderha bulunuyordu.

Sismograf ve Deprem Tarihi30

Deprem olduğunda 8 farklı yöne bakan  ejderhaların 1 tanesinin ağzındaki yuvarlak ufak top alttaki kutuya düşer. Bu şekilde depremin hangi yönde olduğu tespit edilirdi. Avrupada ilk sismograf cihazını 18 yüzyılda Fransız Jean Dolle . İçi cıva dolu Basit simografın etrafında dekikler vardır. Sarsıntı olduğunda civa deliklerden ufak kaplara düşer. Bu şekilde depremin yönü ve şiddeti hakkında bilgi alınır. Portekiz’in başkenti olan Lizbon şehri. Bundan 250 yıl önce 1 kasım 1755 yılında büyük bir depremle sarsıldı ve 60000 kişi hayatını kaybetti. Bu şiddetli sarsıntı tüm avrupada hissedildi, Doğa gücünün karşı koyulamaz gücü görüldü. Bu felaketten sonra bir çok bilim adamı sismolojik çalışmalara başlamıştır. İlk sismograflar basit bir sarkaç  sistemi vardı. Sarsıntıda sarkaç top ileri geri sallandı ve altındaki kağıdı çiziyordu. Bu sarkaçtaki fizik problemi jeofizikçi Emil Wiechert giderdi. Emil Wiechert 26 Aralık 1861 Doğu prusyanın Tilsit şehrinde doğdu. Babası öldükten sonra annesi Emilie Emil daha iyi okullarda okuması için taşındılar.

Hayat Üçgeni ve Deprem Tarihi

Fizik okudu ve mezun oldu. Maddenin yapısı, Kutup ışıkları,yer çekimi ve daha bir çok konuyla ilgili çalışma yaptı. Çalışmaları nedeniyle 30 yaşında Göttingen üniversitesinde profesör olarak göreve başladı. Üniversitede Jeo fizik enstitüsünde depremler araştırıldı. Öğrencilerinden biri onun hakkında şunları yazdı; Çalışmalarından dolayı çok önemli işleri unuturdu. Yemek uyku vakitleri için annesi kendisine yardımcı oluyordu. 1908 yılında mutlu bir evlilik yapar. O yıllarda enstitüsünün yakınında bir ormanda deneyler yapıyordu. Bu kalıntıların tamamı olmasa da bir bölümü halen ormanda dır. Emil Wiechert Yaptığı düzenekle ormanda deneyler yapıyordu. Deneylerde 4000 kg küre şeklinde demiri 15 metre yükseklikten aşağıya bırakarak sismik testler yapıyor ve sonuçları işliyordu.

Bu aletler ile sonuç alamayacağını anladı. Problem sarkaçlardaydı ve şarkaçları 4 yay ile gevşetti. 4 yay ile bir noktada birleşiyordu. Yaptığı cihaz ters sarkaç ilkesi ile çalışıyordu. İlk cihazlar ile 5 ton arasındadır. Bu cihazlara parmağınızla dokunduğunuzda ölçekte büyük bir sarsıntı grafisi oluşturuyordu.

Deprem sonuçlarının kaydedildiği kağıtlar alkol ve çin verniği ile güçlendirilmiş füme yapılmıştır. Emil Wiechert 1896 yılında dünyanın metal bir çekirdeği olduğunu sürdü. 1912 yılında kıta kayması teorisi Alman meteorolog Alfred Wegener tarafından ortaya atılmıştır. Zamanla kıtaların bir birinden uzaklaştığıdır. Alfred Wegener Kıtaların birer plaka olduğunu yılda 1-2 santim uzaklaştığını savunmuştu.

1935 yılında Charles Francis Richter kendi ismiyle anılan Rihter ölçeğini icat etmiştir. Rihter ölçeği depremler hakkında güçlü bilgiler vermektedir. Depremlerde zeminler çok önemlidir. Yumuşak zeminlerde deprem daha fazla zara verir. Günümüzdeki rasathaneler bilgisayar ve sensörler tarafından deprem ve yer hareketleri çok detaylı izlenmektedir.

  • Yorumdan Çık