Hasan Sabbah Kimdir ? Ve fedaileri Haşhaşiler

Hasan Sabbah Kimdir ? Ve fedaileri Haşhaşiler

Hasan Sabbah Kimdir ?

Selçuklu döneminin en ilginç kişiliklerinden biri olan Hasan Sabbah ismini mutlaka duymuşsunuzdur. Neticede; onu ve tarikatını konu alan bir oyunun (Assassin’s Creed) bile bulunduğu Hasan Sabbah hakkında hiçbir şey bilmemeniz imkansız. Anlayacağınız; Alamut Kalesi’nde yaşayan, müritlerine cennet vaadinde bulunup onları koşulsuz şartsız kendisine bağlayan ve İsmaililik mezhebinden Haşhaşiler isimli tarikatını kuran Sabbah’ın ilgi çekici hikayesi herkesin dilinde. Peki, ama efsane haline gelmiş Hasan Sabbah’ın gerçek hikayesi anlatılanlarla ne kadar örtüşüyor?

Onun ilk suikast timinin lideri olduğu ve müritlerine afyon içirerek adamlarını cenneti gördüklerine ikna ettiği gibi bilgilerden bahsediyorum. Sizce bu bilgilerin doğruluk payı nedir? Gelin bunu hep birlikte öğrenelim.

Hasan Sabbah’ın Hayatı ve İlginç Hikayesi

Tam adı, Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari olan Haşhaşı lideri, 11. yy ortalarında dünyaya gelmiş. On İki İmam Şiiliği’nin kalesi olan Kumm şehrindedoğan Hasan Sabbah, sürekli sorgulayan kişiliği ve onu diğerlerinden ayıran zekasıyla hep yeni bilgilerin peşinde koşmuş.

Hasan Sabbah, Nizamülmülk ve Ömer Hayyam Üçlüsü Arasında Nasıl Bir İlişki Var?

Sabbah 17 yaşına geldiğinde İsmailili bir refikle karşılaşmış ve bu olay onu efsanevi bir lider yapacak dönüm noktası olmuş. Bazı kaynaklara göre Sabbah, Nizamülmülk ve Ömer Hayyam’la aynı dönemde okumuş. Hatta rivayet o ki sınıf arkadaşı olan üçlü, birbirlerine aralarında hangisi daha önce başarılı olursa diğerlerine yardım edeceğine dair söz vermiş.

Vezir olan Nizamülmülk, Ömer Hayyam’ın ricası üzerine ona emeklilik maaşı bağlatırken, Sabbah’ı bir türlü memnun edememiş. Çünkü Sabbah’ın gözü çok yükseklerdeymiş. Nizamülmülk, arkadaşının onu yerinden edeceği endişesine kapılarak, Sabbah’a iftira atmış ve onu saraydan uzaklaştırmış. Böylece Sabbah, içinde yanan intikam ateşiyle Mısır’a doğru yola çıkmış.

Yüzyıllar Önce Yıkılan Alamut Kalesi

Bu hikayeye pek çok kaynakta yer verilse de üçlünün arasında böyle bir ilişki olmadığı, pek çok araştırmacı tarafından efsane olarak nitelendirildiğini belirtmek isterim. Zira Hayyam, Nizamülmülk ve Sabbah’ın birbirinden uzak doğum tarihleri de bunu kanıtlar niteliktedir. Neticede; Rey şehrinden ayrılıp İsfahan, Azerbaycan, Silvan, Mezopotamya, Suriye ve Filistin kıyılarından geçen Sabbah, nihayet Mısır’a ulaşmış.

Ve 3,4 yılını İsmailililerin merkezi olan Kahire’de, dini çalışmalar yaparak geçirmiş. İsmaililik mezhebinin yanı sıra astronomi, büyü, aritmetik ve daha pek çok alanda da eğitimler almış. Dönemin ünlü bilginlerinden yeni şeyler öğrenen Sabbah, 3 yılın sonunda Kuzey Afrika’ya sürülmüş. Buradan Suriye’ye ve daha sonra İsfahan’a geçerek, yıllarca ülkeyi dolaşıp İsmaililiği yaymaya çalışmış. Deylem bölgesiyle özel olarak ilgilenen Sabbah’ın buraya merak salmasının sebebi ise halkın zorla İslam’ı kabul etmemesi ve topraklarının zorla fethedilmesiymiş.

Assassin’s Creed İsimli Oyundan

Deylem’deyken kendisi için kale olarak kullanabileceği bir yer arayan Sabbah, sonunda aradığı yeri bulmuş. Alamut Kalesi tam da Hasan Sabbah’ın aradığı niteliklere sahipmiş. Dar ve sarp geçitler kullanılarak ulaşılabilen kale, Şahrud vadisi yakınlarındaki kayalıklarda bulunuyormuş. Ve rivayete göre burası Deylem krallarından birinin kartalını salması ve kartalın buraya yerleşmesi üzerine inşa ettirilmiş. Böylece adı da “kartalın öğretisi (Batı kaynaklarda kartal yuvası)” anlamına gelen “Aluh Amut” olmuş.

Seyduna olarak da bilinen Sabbah’ın kaleyi ele geçirme öyküleri farklı olsada. Yaygın olanlarından bir tanesi Sabbah’ın Alevi Mehdi adındaki hükümdara ait kaleye dailerinden birini yollaması ve Alamut insanlarını kendi safına çekerek 1091 yılında kaleye el koymasıymış. Ve Sabbah, böylece Alamut’a sahip olmuş.


Cennet Vaadinde Bulunan Lider Hasan Sabbah

Elbruz sıradağlarının tepesinde bulunan kaleye yerleştikten hemen sonra, müritlerinin sayısı giderek artmış. Lakin bu durumda etkili şey, Sabbah’ın dehasını kullanarak müritlerini etkilemesi, müritlerine haşhaş içirmesi ve onları cennet vaadiyle kandırmasıymış. Nitekim Sabbah müritlerini önce haşhaşla mayıştırıyor, sonra onları uzun taş bir yolda yürüterek göreceklerine hazırlıyor ve Alamut Kalesi’nin arka bahçesinde olan saklı cennete götürüyormuş. Kendilerine geldiklerinde etrafta rengarenk çiçekler, lezzetli yiyecekler, hiç görmedikleri kadar güzel kızlar gören adamlar, buranın sözü edilen cennet olduğuna inanıyorlarmış.

Cennet vaadi ile liderlerine bağlanan müritler, orayı tekrar görebilmek için verilen emirleri sorgusuz sualsiz yerine getiriyor ve ölümden zerre dahi korkmuyorlarmış.Sabbah’ın yalandan cennetine gidenler, gidemeyenlere oranın nasıl bir yer olduğunu anlata anlata bitiremiyor ve fedailerin sayısı giderek daha da artıyormuş. Ayrıca fedailer katı eğitimlerden geçiyormuş. Yaklaşık 2000 kişinin bulunduğu söylenen Alamut Kalesi’nde ağır eğitimler veriliyor, müritlerden yenilmez savaşçılar diye bahsediyormuş.


Liderlerinin Tek Sözüyle İntihar Eden Müritleri

Liderleri ne derse yerine getiren müritleri etkilemek için bir tek cennet vaadi değil başka şeyler de yapılmış. Örnek verecek olursak; Hasan Sabbah’ın odasında sadece başı gözükecek şekilde bir fedai gömülür, üzerine kan dökülen adam yeni mürit odaya girdiğinde konuşmaya başlarmış. Cennete gittiğini ve oranın ne kadar güzel bir yer olduğunu anlatan fedainin başı, konuşması bittikten sonra gerçekten kesilir, gözlerine inanamayan acemi mürit ise bir an önce fedai olmak istermiş. Ayrıca dailer tarafından eğitilen fedailer yalnızca savaş tekniklerinde değil din, tarih, coğrafya,büyü gibi konularda da yetiştirilirmiş.

Haşhaşin tarikatının kurucusu Sabbah, her gün biraz daha kuvvetlenirken kalesine gelen misafirlerini etkilemek için bazı müritlerini intihar emri verir ve müritler de afyonun etkisiyle intihar ederlermiş. 34 yıl boyunca Alamut Kalesi’nden bir kez bile ayrılmadığı söylenen Hasan Sabbah, Oğullarından Muhammed’i tarikatın kurallarını çiğneyerek şarap içmesi nedeniyle gözünü bile kırpmadan öldürmütür.

Anlayacağınız üzere ; Hasan Sabbah kimdir sorusuna verilen cevaplara baktığımızda. Dini kötüye kullanmış bir sapkın olarak önümüze çıkar. Benim düşüncem Sabbah, her halükarda hakkında bilinmesi gereken karanlık bir dehadır diyebilirim.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR
  1. aysen yasin dedi ki:

    çok sürükleyici bi hayatı varmış abi