Göynük

Göynük

Göynük, Bolu’ya bağlı olan ve kentsel SİT alanı ilan edilen bir ilçedir. Birçoğu geçen yüzyılın başında yapılmış yüzden fazla tarihi ev, çok sayıda cami, türbe, hamam, çeşme ve hazire bulunan Göynük, bu tarihi özellikleri yanında doğal güzellikleri ile de dikkat çeken bir ilçedir.

Bu bölgede ilk yerleşenler, MÖ sekizinci yüzyılda Bithynialılar olmuş. Arkasından Roma ve Bizans medeniyetlerine de ev sahipliği yapan Göynük, Osmanlılar zamanında da önemli bir yerleşim yeri olmuş. Özellikle koruma altına alınmış olan 100-150 yıllık konaklar, klasik bir Osmanlı şehrinin bugüne ulaşan görüntüsüdür. Anadolu’daki Osmanlı yaşamının en güzel örneklerini teşkil eden bu konaklar, Göynük’ün içinden geçen derenin iki yamacında, sanki biri diğerinin üzerindeymiş gibi sıralanmışlar. Vadinin yamaçlarına dizilen Göynük evleri bir tablodan fışkırır gibidir.

Bu konaklar genelde giriş katının üzerine iki katlı olarak yaplmış. Giriş katları ev halkı tarafından, depo ya da kiler olarak kullanılmış. Ara katlarda hizmetlilerin kaldığı odalar ve mutfak var. Konakların birinci katı ise ev halkının günlük hayatını sürdürdüğü kat olurmuş. Bu konakların bir özelliği de pencere sayısına bakarak kaç odalı olduğunun anlaşılması. Konağın bir katında altı pencere varsa, o katta iki oda olduğu anlaşılıyor.

Göynük’te dikkat çeken bir diğer eser Saat Kulesi’dir. Saati ilk bulanlar doğulular olmuş ama saat kulelerini ilk batılılar yapmış. Avrupa’da 13. yüzyılda ilk örnekleri görülen saat kuleleri, Osmanlı döneminde ilk 16. yüzyılda yapılmaya başlanmış. Onlar da genelde Osmanlı’nın Avrupa topraklarında olmuş. Anadolu’da ilk saat kuleleri 18. yüzyılda İkinci Abdülhamit zamanında yapılmış. Çünkü Abdülhamit, tahta çıkışının 25. yılında valilere bu yönde bir ferman göndermiş.

Göynük Saat Kulesi ise, 1923 yılında Zafer Kulesi olarak inşa edilmiş. Kaymakam Hurşit Bey, Kurtuluş Savaşı’nın nasıl kazanıldığını gelecek nesillere hatırlatmak için bu kuleyi yaptırmış. Saat Kulesi’nin üç katlı ahşap mimari yapısı, Göynük’ün ahşap mimarisi ile örtüşmektedir. Tuncel Kurtiz’in başrolünü oynadığı Akrebin Yolculuğu isimli filmin konusu bu saat kulesinde geçer.

Akşemseddin Hazretleri Türbesi, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1464 yılında hocası Akşemseddin için yaptırmış. Türbede bulunan, ceviz ağacından yapılmış sandukaların üzerindeki işlemeler, Osmanlı ağaç işçiliğinin en güzel örnekleridir.

Gazi Süleyman Paşa Camii, Orhan Gazi’nin oğlu Gazi Süleyman Paşa tarafından 1335 tarihinde yaptırılmış. Ahşap kubbeli bu cami, en seçkin Osmanlı mimari eseridir ve bölgedeki ilk Osmanlı eserleri içinde en sağlam olanıdır.

Gazi Süleyman Paşa Hamamı, Gazi Süleyman Paşa tarafından Gazi Süleyman Paşa Camii ile aynı zamanda yaptırılmış. Bölgedeki en eski ve en büyük hamamdır. Evliya Çelebi de burayı anlatırken, Ankara ve İstanbul’da bile böyle muhteşem bir hamam görmediğini söylemiş.

Bu sayılanlar Göynük’te bulunan en önemli tarihi eserler. Ama bir de Göynük ve çevresinin doğal güzellikleri var.

Göynük Saat Kulesi

Göynük Saat Kulesi hakkında bilgiler. Saat doğulu kavimler tarafından icat edilmiştir ancak saat kuleleri batılılar tarafından düşünülmüş ve yapılmıştır. Yerleşim yerlerine güzellik katan bu saat kuleleri Avrupa’da 13. yüzyıldan itibaren görülmeye başlar. Osmanlı Devleti’nde ise saat kuleleri 16. yüzyılda görülmeye başlanmıştır. O dönem Osmanlı’nın bir dünya devleti olma yolunda ilerlediği bir dönemdir. Ancak o dönemde dikilen saat kulelerinin hiçbiri Anadolu topraklarında değildir. Hemen hepsi sonradan Osmanlı hakimiyetine girmiş olan Avrupa topraklarındadır.

Saat kulelerinin Anadolu’da görülmeye başlanması 18. yüzyılda olmuştur ve hemen hepsi II. Abdülhamit zamanında dikilmişlerdir. Bu kulelerin Anadolu’da bu kadar yayılmasının nedeni II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında valilere gönderdiği bir fermandır.

Bu saat kuleleri bir anlamda devletin varlığının görünür bir ifadesi olarak yaptırılmışlardır. Devlet aslında sadece saat kulelerinde değil, yaptırdığı kütüphane, kışla, köprü ve hanlar gibi yapılarda da aynı amacı gütmüştür. Devlet bir anlamda “ben buradayım” demektedir.

Mimari yapısı, yüksekliği, göze hitap ediş şekli, fazla masraf gerektirmemesi ve inşa edildiği yerler göz önüne alınırsa devletin görünürlüğünün ortaya konması için en doğru tercih saat kuleleridir.

Saat kulelerinin yerleşim bölgelerinde en görünür yerde olması için genel olarak en yüksek yerler ve yamaçlar tercih edilmiştir. Bu anlamda verilebilecek en güzel örnek Bolu’nun Göynük ilçesinde bulunan Saat Kulesi’dir.

Saat Kuleleri inşa edildikleri yerler göz önüne alındığında şehrin hemen hemen en yüksek yerindedirler. Bu saat kuleleri yapılırken mimarisi değil de daha çok görünür olması üzerinde durulmuştur. Özellikle Göynük Saat Kulesi’nde bu durum çok belirgindir.

Kurtuluş Savaşı kazanılmıştır. Göynük’te görev yapan Kaymakam Hurşit Bey, savaşın hangi koşullarda kazanıldığının gelecek nesillerce unutulmaması ve hep hatırlanması için bir Zafer Kulesi yapılmasını düşünür. Göynük halkı bu fikri gönülden destekler ve 1923-1924 yıllarında bu Zafer Kulesi inşa edilir.

Göynük Saat Kulesi ve Göynük Evleri

Göynük Saat Kulesi ve Göynük Evleri

Kule sekizgen bir temel üzerine kurulmuştur ve üç katlıdır. Temel üzerindeki katlar dikdörtgen olarak yapılmıştır. İlk iki katın her duvarına yuvarlak kemerli birer pencere konulmuştur. Üçüncü katın pencereleri ise yuvarlaktır. Her katta kuleyi çepeçevre çeviren birer balkon vardır. Kulenin en üst kısmı külah şeklinde yapılmıştır. Mimari olarak Göynük’ün ahşap mimarisini yansıtmaktadır.

Kule 1960 ve 2001 yıllarında, orijinal şekline dokunulmadan restore edilmiştir.

Son bir not daha.

1997 tarihli Akrebin Yolculuğu isimli filmin konusu Göynük’te bu saat kulesinde geçiyordu. Filmde bir saat ustası, esrarengiz bir adamdan bir anahtar alır ve yollara düşer. Tamir edeceği saat kulesi Göynük Saat Kulesi’dir. Filmin başrolünde yakınlarda kaybettiğimiz Tuncel Kurtiz vardır.

  • Yorumdan Çık