Home » Genel » Giritli Evleri ve Ahşabın Büyüsü

Giritli Evleri ve Ahşabın Büyüsü

Giritli Evleri ve Ahşabın Büyüsü

Giritli Evleri ve Ahşabın Büyüsü. Mudanya, İstanbul’a o kadar uzak bir nokta değil. Bursa’nın bir ilçesi olan Mudanya Gemlik Körfezi’nin güney kıyılarına kurulmuş, arkasını da Mudanya Dağları’na dayamış. Burada ilk yerleşimler MÖ yedinci yüzyılda olmuş. O zaman Myrlea denmiş bu bölgeye. Oniki İyon şehri devletinden biriymiş. Makedonyalılar burayı yakıp yıktıktan sonra Montania ismini verdikleri yeni bir şehir kurmuşlar. Mudanya adı da buradan geldiyor. Arkasından birçok farklı uygarlıklar yaşamış bu topraklarda. Sonunda 1321 yılında Osmanlı topraklarına katılmış.

Evliya Çelebi uzun yolculuğuna çıktığında ilk Cuma namazını Mudanya’da kılmış ve burayı, yedi rüzgardan korunan kuytu limanlar şehri olarak anlatmış.

Mudanya’nın görülmesi gereken birçok yeri var ancak Giritli Evleri en çok ilgi çeken mahallesidir.

Giritli Evleri ve Ahşabın Büyüsü

Giritli Evleri ve Ahşabın Büyüsü

Giritli Evleri’nin bulunduğu mahallenin ilk planlamasını Piçiretu isimli İtalyan bir mühendis yapmış. Rumların yaşadığı bu bölgeyi Piçiretu planlarken, denize doğru uzanan üç ana cadde ve bu ana caddeleri dik bir şekilde kesen sokaklar tasarlamış. Bu tasarım öyle güzel yapılmış ki ana caddeler ve sokaklar üzerindeki her evden denizi görmek mümkün. Üstelik bu tasarım sayesinde en sıcak günlerde bile, poyrazın esintisi her eve ulaşabiliyor.

Giritli Evleri’nin balkonlarında, verandalarında ve pencere kafeslerinde görülen ahşap oyma bu evlere çok farklı bir estetik kazandırıyor. Piçiretu bu evleri yaparken ahşap ve kerpiç kullanmış. Evler, ahşap yapı ustalığının eşsiz güzelliklerini taşıyor ve kendine özgü kargir yapı mimarisine sahip.

Mübadele yıllarında burada yaşayan Rumlar Yunanistan’a gitmiş. Girit’te yaşayan Türkler de Mudanya’ya gelmişler ve bu evlere yerleşmişler. Bu mahalleye Giritli Evleri denmesi bu yüzdendir. Yeni gelenler elbette kendi yaşam alışkanlıklarını da buraya taşımışlar. Bugün de mahallede dolaşırken bu kültürün izlerini görmek mümkün. İnsanlar kapılarının önünde akşam çaylarını içerler, kaldırıma sandalyelerini atıp sohbet ederler. Biraz da yüksek sesle yapılır konuşmalar, hatta gelen geçen tanıdıklara laf atılır, takılmalar olur. Hala evlerden sokaklara rum müzikleri yayılır.

Genelde iki katlı olan Griritli Evleri’nin önemli bir kısmı bugün onarılmış durumda. Bir kısmı ise zamana inat ayakta durmaya çalışıyor. Ancak onların da onarılması yönünde çalışmalar yapılıyor.

, , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*