Arka Bahçede Bilim 15. Bölüm

Arka Bahçede Bilim 15. Bölüm

Arka Bahçede Bilim 15. Bölüm . Arka Bahçede Bilimin bu bölümünde bir çok el becerisi gerektiren eğlenceli deney var. Biz anlatmaya can atıyoruz, hadi malzemeleri not edin ve bilimle eğlencenin tadına varın!

EL YAPIMI KAMERA

Her gün bir sürü yeni olay yaşanır ve fotoğrafçılık bunları kayıt edip ölümsüzleştirmek için en iyi yol. Mutluluğun resmi, hareketli görüntüler ve fotoğraflanmak istemeyen kişiler hepsi fotoğrafçılığın bir parçasıdır. Hadi biz de kendi filmsiz kameramızı yapalım. Yapacağımız kamera fotoğraf çekebilecek ama; film ya da fotoğraf kağıdımız yok. Tarihte kullanılan ilk kameralarda film kullanmadılar, öyleyse biz de kameramızı filmsiz çalıştırmayı başarabiliriz. Dikdörtgen karton bir kutunun içini siyaha boyamakla başlayın işe. Daha sonra siyah bir kartından genişçe bir boru kıvırın ve büyüteç camını kıvırdığınız borunun ucuna bantlayın. Borunun bir tarafı açık bir tarafı büyüteç camıyla kapatılmış olmalı. İçini boyadığınız dikdörtgen kutunuzun kısa tarafına boruya bantladığınız büyüteç büyüklüğünde bir delik açın. Daha sonra borunun açık kısmından büyüteç yapıştırdığınız kısmına kadar karton kutuya sokun. Artık sonuna geliyoruz. Dikdörtgen kutunun ikinci kısa kenarındaki açık yeri komple kopya kağıdı ile kaplayın. Kopya kağıdının üzerine bir kez de altına kafanızı sokabileceğiniz büyüklükte siyah bir bez bantlayın. Kopya kağıtlı taraftan baktığınızda görüntüyü üst tarafı altta ve arkası önde olarak göreceksiniz çünkü; ışık düz bir çizgide hareket eder. Küçük bir delikten geçtiğinde bu şekilde seyahat eder. Kameranın arkasında şeklin üst tarafı aşağıda ve ters dönmüş olarak görünür.  Kameranız hiç de fena olmadı fakat; siz de fark etmiş olmalısınız, kameradan gördüğünüz şekiller çok net görünemiyor. Bunu düzeltmek elinizde. Dikdörtgen karton kutunuza soktuğunuz ucunda büyüteç olan borunuzu ileri geri oynatarak odaklandığınız görüntünün en net halini yakalamaya çalışın. Günümüzdeki dijital kameralarda taslağa gerek yok. Bize görüntüyü hemen gösterebilme teknolojisine sahipler. Fakat sizin kameranızda bir taslağa ihtiyacınız var. Karşınıza bir arkadaşınızı oturtun. Büyüteci hareket ettirerek suratının en net halini yakalamaya çalışın. Daha sonra dikdörtgen kutunun bir ucuna kapladığınız kopya kağıdına yüzünün hatlarını çizmeye başlayın.

PLASTİK BARDAKLARA ŞEKİL VERİYORUZ

Plastik bardakları bir araya getirmeyi düşündünüz mü hiç, hele yüzlercesini? Hadi bardakları birleştirin ve ne olacağını görün. İki bardağı sırt sırta koyun ve aralarından bantlayın, aynı zamanda da ağız kısımlarından bir kez daha bantlayın. Bantladığınız bardakların sayısı arttıkça tabanlarından da bantlayıp sabitlemeye başlayın. Daha çok bardağı bir araya getirdikçe şekilleri yuvarlaklaşacak. Daha şimdiden tıpkı bir topa benziyor. Ama parçaları özenle birleştirmeniz gerekiyor. Son parçayı da yapıştırınca elinizde büyükçe bir plastik bardak topunuz olacak. Bunun sebebi, kaybolan sivri uçların koniye dönüşmesidir. Koniler bir araya gelince de bir küreyi oluşturuyorlar.

BALON SUYA YAKLAŞIRSA

Balonlarla oynamayı kim sevmez. Hele karşılıklı balona kafa atma yarışı yapmak çok eğlencelidir. Ama bu sefer size balonla oynamanın farklı bir yönünü göstereceğiz. Bilim ve eğlenceyi birleştiriyoruz. Şişirilmiş balonunuzun ucuna bir ip takın ve balonunuzu bu ipten tutun. Daha sonra lavabonun içine yaklaştırın ve suyu açın. Elinizle yönlendirmediğiniz balonunuz birkaç saniye içerisinde akan suya doğru çekilecektir. Peki, bunu nasıl açıklayacağız? Akan su etraftaki havayı harekete geçirir. Balonun suya yakın yerinde düşük hava basıncı, diğer tarafında daha yüksek hava basıncı vardır. Bu sebeple suyu açtığınızda balon su akıntısına doğru itilir.

Arka Bahçede Bilim 15. Bölüm

Arka Bahçede Bilim 15. Bölüm

BİR YUMURTA KABI UÇABİLİR Mİ?

Yumurtalar tabi ki uçamaz. Peki, ya marketlerde yumurtaların içinde satıldıkları karton kutular uçabilir mi? Evet uçabilir. Fakat yumurta kutusunu harekete geçirebilmek için martı kanadı gibi özel bir kanat şekli, makas, maskeleme bandı, bozuk para ve işaret kalemi lazım. On ikilik bir boş yumurta kartonunu açın ve kapak kısmına kanat şeklinizi yerleştirin. Şekil tam olarak kanatlarını açmış bir martıyı andırmalı. Model olarak kullandığınız kanatları kapağa çizin. Kanatların uçları kapağın yüksek ucuna kadar çıkacak. Daha sonra çizgiyi taşırmadan kanadı kesip çıkarın. Kanadın kenarı kapağın kenarlarına denk geldiği için kıvrık olmalı, bu önemli. Kanatların ön kenarlarını yapışkan bantla biraz daha güçlü hale getirin. Şimdi sıra pilota geldi. Bir lira veya elli kuruş bozuk parayı kokpite yapıştırın. Artık sıra uçağınızı uçurtmaya geldi. Kıvrık kanatlar ve bozuk paranın öne itici kuvveti sayesinde uçağınız harika uçacak. Uçan kanatlar gibi görünen uçaklar uzun zamandır kullanılıyorlar. Diğer uçaklar gibi kuyrukları olmadığı için havayı daha kolay yararlar ve çok büyük uzaklıkları yakıt ikmali yapmadan gidebilirler.

MOBIUS BANDI

Parça parça kesilmiş, uzunlu kısalı kağıt parçalarından bir sürü şey yapabilirsiniz. Saç bandı, kolye, komik bir kral tacı, bıyık ya da kemer. Bu sefer yapacağımız “mobıus bandı” için makas bant ve cetvele ihtiyacınız olacak. Aslında biraz sihirbazlık numarası gibi olacak. Yarım metre uzunluğunda ve üç santim genişliğinde bir parça kağıt kesin. İki ucunu birleştirin fakat; birleştirmeden önce sağ elinizdeki parçayı bir kez bükün ve uçları bantlayın. Şimdi oluşturduğunuz çember şeklindeki karton şeklin ortasından bir çizgi çekmeye başlayın ve başladığınız yere geri dönene kadar çizmeye devam edin. Göreceksiniz ki çizginiz bandın her iki yanından devam edecek. Bunun sebebi “mobıus bandının” sadece bir kenarının olmasıdır. Şimdi, çizdiğiniz çizgiyi takip ederek kağıdı kesin. İlk ayrı şerit elde etmeyi bekliyorsunuz değil mi? Fakat sizi şaşırtacağız, “mobıus bandı” uzun tek bir şerit haline gelecek. Bunu daha uzun hale getirmek mümkün. Karşı enden bir şerit daha keserseniz, kesik başlangıç noktasına dönmeden iki defa etrafı çevreler ve daha uzun bir “mobıus bandınız” olur.

YERÇEKİMİNE MEYDAN OKUYAN HIZ TRENİ

Artık klasik misket oyununu daha farklı ve eğlenceli bir hale getirmenin zamanı gelmedi mi sizce de? Bir misketin havada tam bir dönüş yapabilmesini sağlayacağız. Çok eğlenceli olacak! İhtiyacımız olan şeyler kitap yığınları, ince karton, yapıştırıcı bant ve makas. Kartonunuzu iki parmak genişliğinde şeritler halinde kesin, bunu yaparken cetvelden yardım alın. Hepsi kolunuz uzunluğunda olsun. Bunları birleştirerek misketlerinizin yola alacağı virajları yapacaksınız. Kitaplarınızı alçak ve yüksek bloklar halinde dizin, bunlar tepeler ve vadiler olacak. Dünyanın en kolay ve zevkli hız trenini yapacağız. Kestiğiniz karon şeritlerin uzun kenarlarını boydan boya içe kıvırın, misketlerin yoldan çıkmadan kaymaları gerekiyor. Daha sonra bu karton şeritleri uç uca bir araya getirin ve dağılmaması için yapıştırın. Bu şeritleri kitap tepelerinin üzerinden geçirin, virajlar ve kıvrımlar yapın. Misketinizi en yüksek noktadan atmaya çalışın ki yokuşları da çıkabilsin. İşte size dünyanın en ilginç misket yarış alanı. Acaba kim misketi daha iyi yuvarlayabilecek? Misket gibi pürüzsüz düz bir yuvarlak nesne yuvarlanmaya başlayınca bir şey onu durdurana kadar devam eder. Bu duruma “eylemsizlik momenti” denir. Fakat “sürtünme kuvveti” misketi yolda yavaşlatır, ayrıca misket yokuş yukarı çıkarken onu yavaşlatan “yerçekimi kuvveti” vardır. Fakat yaptığınız hız treninde kitapları doğru yerleştirene kadar çalışırsanız misketinizin durmadan sonuna kadar yuvarlanabilmesi için önemli bir kuvvete sahip olmuş olursunuz.

KÜVETİN TAŞMASI NASIL ÖNLENİR?

Sıcacık, köpüklerle dolu bir küvette kitaba daldığınız, ya da uyuyakalıp suyun taşmasına sebep olduğunuz oldu mu hiç? Olduysa küvet keyfinizi bölecek böyle bir kazayı engellemek için bir fikrimiz var. İhtiyacınız olan malzemeler basit, bir balon, ip ve makas. Küvetinizin derinliği uzunluğunda bir ipi şişirdiğiniz balonunuza bağlayın ve ipin diğer ucunu küvetin giderine taktığınız tıkaca bağlayın. Artık suyu açabilirsiniz. Balonunuzun içindeki hava çevresine dolmakta olan sudan hafiftir. Suyun düzeyi yükseldikçe balonun üzerine yukarıya doğru sürekli bir güç oluşturacak. Bu güç, tıkacı giderde tutan güçten büyük olunca, yani küvet yeteri kadar suyla dolunca tıkaç yerinden fırlayacak. Artık küvet taşması kazaları yaşamayacaksınız.

BOYA YAPMAK

Tuvalinizin önündesiniz, fırçanız elinizde, resim yapmak için ilhamınız gelmiş fakat; o da ne? Boyanız bitmiş! Çok can sıkıcı bir durum. Ama belki sizi bu durumdan kurtaracak bir yöntemimiz vardır. Bu iş için bir tuğlayla çekice ihtiyacınız var. Ayrıca likit yapıştırıcı, büyük bir cezve, iki yumurta, su, kaşık ve iş güvenliği gözlüğü. Hazırsanız iş güvenliği gözlüğünüzü takıp işe koyulabilirsiniz. Gözlük çok önemli mutlaka takın çünkü tuğlanın bir kısmını kıracaksınız. Bunu yaparken gözünüzü yaralamanızı istemeyiz. Tuğlanın bir parçasını kırıp alın ardından çekicin kalın tarafıyla un gibi olana kadar üzerine vurun. Bu tozu cezvenize aktarın ve üzerine bir çorba kaşığı su dökün, hepsini karıştırın. Ayrı bir kaba yumurtanızın sarısını alın ve üzerine bir parça likit yapıştırıcıdan ekleyip onları da karıştırın. Bu karışımdan bir yemek kaşığını tuğla tozlu cezvenize ekleyip tozla iyice karışmalarını sağlayın. Boyayı oluşturmak için tuğladaki kahverengi pigmenti ve yumurtanın sarısının bağlayıcı özelliğinden faydalandığınızın farkında mısınız? Bu işlemin aynısını tebeşir tozuyla da yapabilirsiniz. Artık elinizde resim yapmak için iki farklı ev yapımı boyanız var, işe koyulun!

İLKBAHAR VE SONBAHARDA YAPRAKLAR

İlkbaharda yemyeşil ve taptaze olan yapraklar nasıl oluyor da sonbaharda çıtır çıtır dağılan solgun kahverengiler ve turuncular halini alıyor? İkisi de aynı yaprak değil mi? Sorunuzun cevabını deneyimizde bulacaksınız. Bir adet yeşil yaprağı annenizin havanında öğütün. Renginin daha kolay çıkması için anneniniz asetonundan bir çay kaşığı kadar üzerine ekleyin ve yeşil yaprağı dövmeye devam edin. Yine mutfakta bulabileceğiniz kahve makinanızın filtre kağıdından bir parça kesin ve yapraktan elde ettiğiniz yeşil renge bandırın. Ucu yeşil filtre kağıdını dibinde çok az miktarda su olan plastik bir bardağa koyun ve beklemeye başlayın. Bir süre sonra sıvı filtre kağıdına geçecek ve renkleri ikiye ayıracak. Göreceksiniz ki filtre kağıdınızın bir kısmı yeşil kalırken, bir kısmı da kırmızı ve kahve renginin tonlarına bürünmüş olacak. Yeşil renk diğer renk tonlarını saklıyormuş. Yapraklar rengini veren pigmentler hep yaprağın içindedir. Ama ilkbaharda ve yazın klorofil denen yeşil bir pigment diğer renkleri bastırır.

AÇIK KALP AMELİYATI

Kalbinizin nasıl attığını görmeniz için size ufak bir açık kalp ameliyatı yaptıracağız. Bir gönüllüyü hemşire olarak seçin, size gerekli ameliyat malzemelerini vermesi gerekecek. Bunlar; makas, iki adet kamış, bir balon, bir şişe kırmızı gıda boyası, bir bardak, bir adet şiş, biraz su ve en önemlisi sünger. Büyük bir kaseyi ağzına kadar suyla doldurun. Yarım bardak suyun içine bir parça kırmızı gıda boyası damlatın, kana benzeyecek. Balonun üfleme deliğini kesip bardağın üzerine gerin, tıpkı bir şapka gibi. Kesip aldığınız üfleme yerini kamışlardan birine takın ve lastik yardımıyla sabitleyin, bu sizin kalp kapakçığınız olacak. Kan kamıştan geçerken bu balon parçası açılıp kapanacak. Kamışlarınızı biraz kısaltın. Bardağın üzerine geçirdiğiniz balonun gergin yüzeyine iki yana iki tane delik açıp bunlara kestiğiniz kamışların ucunu sokun ve kamışları ağzınıza aldığımız tırtıklı bükme yerinden bükün. Kamışlardan birinin ucunda kalp kapakçığımız olan balon ucu var, doğru yaptığınıza emin olun, diğer kamışın ucunda bir şey olmayacak. Kalbi sembolize eden kan dolu bardağı kamışlarınız üzerindeyken su dolu kaseye oturtun. Bardağın ağzına gerdiğiniz balon parçasına bastırdığınızda kanın kalp kapakçığından pompalandığını göreceksiniz. Elinizi kaldırdığınızda kapakçık kapanıyor ve kan bardağa geri giremiyor. Bedeninizde kanın tek yönlü hareketi bu şekilde sağlanıyor.