Akıllı Olmak Mı Yoksa Zeki Olmak Mı ?

Akıllı Olmak Mı Yoksa Zeki Olmak Mı ?

Akıllı Olmak Mı Yoksa Zeki Olmak Mı ?

Akıllı Olmak Mı Yoksa Zeki Olmak Mı ? Güzel bir hikaye ile başlayalım. Hanların, kervansarayların olduğu, yolculukların kervanlarla yapıldığı dönemde, adamın biri bir handa mola vermiş. Hancıdan yiyecek birşeyler istemiş. Tesadüf bu ya, o sırada hana gelen bir başka yolcu da yiyecek istemiş. Hancı sadece bir balığı kaldığını, isterlerse bunu paylaşmalarını söylemiş. İlk gelen adam balığın sadece başını istemiş. Hancı merak edince de balığın başının zekayı arttırdığını söylemiş.

Bunu duyan diğer yolcu hemen atlamış: niye sen yiyecekmişsin, ben yiyeceğim balığın başını. Bunun üzerine razı olmuş ilk gelen adam. Balığın gövdesini güzelce yemiş. Biraz sonra diğer yolcu seslenmiş: balığı sen yedin karnını doyurdun, ben sadece kafasını yedim ve aç kaldım.

Bizimkinin cevabı hazırdır: bak nasıl akıllandın.

Akıllı Olmak Mı Yoksa Zeki Olmak Mı ?

Akıllı Olmak Mı Yoksa Zeki Olmak Mı ?

İnsanlara bazen çok zeki olduğu söylenir. Bazen de çok akıllı olduğu. Zeka ve akıl aynı şeyler midir? Aslında aynı şeyler değildir. Günlük yaşamı kolaylaştıran, zeki olmak değil akıllı olmaktır. Zeki bir insan, karşısında bulunan kişinin niyetini daha çabuk anlayabilir. Ancak bu niyetle nasıl baş edileceğini bilmek için akıllı olmak gerekir.

Zeki olmak, bir işin sonuçlarını önceden yakalayabilmek demektir. Ama istenilen sonuca varmak için ne yapılması gerektiği akıl yolu ile bulunur. Zeki insanların her zaman başarılı oldukları söylenemez. Buna karşılık akıllı davrananlar her zaman yol alabilir.

Akıl bir konu hakkında görüş bildirme ve düşünce yürütebilme yeteneğidir. İnsanlar olgunlaştıkça akıl da gelişir. Zeka genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşından sonra ise sabit kalır. Zeka bir olayı anlama, ilişkilerini kavrama, değerlendirme ve çözme yeteneğidir. Aklı ölçmenin bir metodu yoktur ama zeka çeşitli testlerle ölçülebilir (örneğin IQ testi).

Yine bir anekdotla bitirelim. Bir adam akıl hastanesini ziyarete gitmiş. O sırada doktora, bir insanın akıl hastanesine alınıp alınmayacağına nasıl karar verdiklerini sormuş. Doktor bunu basit bir test ile çözdüklerini söylemiş. Bir küvetin içi su doldurulur. Küvetin yanına bir kova, bir tas ve bir bardak bırakılır. Hastaya bu dolu küveti nasıl boşaltacağı sorulur. Adam hemen atlamış: akıllı bir insan büyük olduğu için herhalde kovayı kullanır. Doktor gülmüş ve hayır demiş: akıllı bir insan küveti boşaltmak için tıpasını çeker.

İşin doğrusu akıllı olmak sadece sunulanlarla yetinmemek demektir. Akıllı olmak, bunların dışında da bir çözüm üretebilmektir.

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir