29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı. Cumhuriyet kolay kurulmadı. Arkasında nice savaşlar, nice mücadeleler, nice fedakarlıklar var. Nice emekler, nice gözyaşları, nice ağıtlar var. Bugün özgür ve bağımsız isek, gelişmekte olan ülkeler arasında ön sıralardaysak, ay yıldızlı bayrağımız altında “Ne mutlu Türk’üm” diyebiliyorsak bize bugünleri hazırlayanları ve kurdukları Cumhuriyeti biz emanet edenleri hergün daha fazla şükranla anmamız gerekir.

29 Ekim Cumhuriyet Nasıl Kuruldu ?

Kurtuluş savaşı kanla ve yitirdiğimiz canlarla kazanılmıştır. Ardından Saltanat kaldırılmış, isminden başka hiçbir şeyi kalmamış Osmanlı’nın son Padişahı vatan haini ilan edilmiş ve yurdu teketmek zorunda bırakılmıştır.

Saltanat kaldırılınca devlet başkanlığı ve rejimin ne olacağı tartışılmaya başlanır. Aslında Atatürk’ün kafasında herşey belirgindir ama bunu milletin iradesi olarak ortaya koymak ister.

Mustafa Kemal Atatürk’e göre Cumhuriyet sisteminde, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Yeni rejim Cumhuriyet olacaktır. Yurttaş kendi özgür iradesi ile milletvekillerini seçecek, bu şekilde meclisi oluşturacaktır. Meclis ise hükümeti belirleyecek ve kanunlar çıkaracaktır. Böylece yönetim halkın istek ve beklentilerine göre şekillenecektir.

Atatürk, kafasındaki bu düşüncelerle Cumhuriyet’in ilanına yönelik bir taslak hazırlamış ve Cumhuriyet yönetimi ile ilgili esasları milletvekilleri ile görüşmüştür.

Taslak Meclis’tedir. Cumhuriyet’in ilanından bir önceki gece yakın çalışma arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe davet eder ve ertesi gün Cumhuriyet’i ilan edeceklerini paylaşır.

29 Ekim 1923 tarihinde Meclis önergeyi kabul eder ve yeni yönetimi biçimi olarak Cumhuriyet kabul edilir. Artık Türkiye Cumhuriyeti vardır ve Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanıdır.

Yeni rejimle Türkiye bir ulus devlet olduğunu vurguluyordu. Temel esas devleti oluşturan her ferdin ortak bir dil ve ortak bir kültür etrafında birleşmesi ve bu değerleri sahiplenmesidir. Atatürk Türklüğü bir ırk ya da etnik grup olmaktan çok içinde her türlü etnik grubun olduğu siyasi bir topluluk olarak görüyordu.

Bugün ne yazık ve ne acı ki Atatürk de eleştiriliyor. Ama düşünmek gerek.

Bağımsız olamasaydık, onurumuz olacak mıydı? Bir sömürge olsaydık, güçlü bir devlete köle olsaydık çok mu iyi olacaktı? Bugün bunları bile konuşuyor ve tartışıyorsak Cumhuriyet’in ve Demokrasi’nin sayesinde değil midir? Birilerinin hala Demokrasi’yi kendi amaçları için araç olarak kullandıklarını söyleyebilmesi bile demokrasinin sağladığı bir imkan değil midir?

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

Aydınlık bir gelecek için Cumhuriyet’e sahip çıkmak, dünya ülkeleri ileri giderken geri adımlar atmamak, bu zihniyetlere karşı çıkmak hepimizin görevi olmalı. Uygar bir ulus olmalıyız. Yaşam şekli ve düşünceler uygar olmalıdır.

Karanlık ortaçağ düşünce yapısına sarılmak bize hiçbir şey kazandırmaz. İnançlar sadece kişi ile inandığı güç arasında kalmalı. Buna kimsenin bir diyeceği olamaz. Ancak bu inanış şekli bir rejim olarak dayatılmamalı. Din ve devlet mutlaka birbirinden ayrı tutulmalıdır. Bu laikliktir.

1.Dünya savaşı ve kurtuluş savaşındaki gururlu ve imanlı gazileri şehitleri minnetle anıyoruz.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir