• 29.01.2015
  • 4.238 kez okundu

Vahhabilik Ne Demek Nedir ?

Vahhabilik Ne Demek Nedir ?


Vahhabilik Ne Demek Nedir ? Hariciler Kimlerdir ?
  Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed vefat ettiğinde, dört halife zamanında bir takım anlaşmazlıklar ve karşı görüşler ileri sürülmeye başlanmış. Özellikle Hz. Osman ve arkasından Hz. Ali zamanında bu karşı görüşler fazlası ile dillenmeye başlamış. Haricilik adı verilen düşünce akımı da Hz. Ali zamanında ortaya çıkmış. Hz. Ali ve Hz. Muaviye yanlıları arasında meydana gelen Sıffin savaşında, yenileceklerini anlayan Hz. Muaviye yanlıları, mızraklarının ucuna Kuran sayfalarını takarlar. Amaçları aralarında Kuran’ı hakem kılmaktır. Bu gelişme üzerine savaş durur ve görüşmeler başlar. Ancak Hz. Ali’nin saflarında savaşan insanlar bu durumu, insanlar hakem olarak kabul edilemez, hüküm sadece Allah’ındır diyerek Hz. Ali’den ayrılırlar. İşte bu ayrılanlara Hariciler denmiştir. Hüküm ancak Allah’ındır cümlesi de Hariciler’in sloganı olmuştur. Hariciler müslüman olmayanlar yerine müslümanlarla uğraşmışlardır. En bilinen özellikleri hoşgörülü olmamaları, kendinden olmayanlara uzak durmaları, kaba kuvvete meyilli olmaları ve dar görüşlü olmalarıdır.

Vahhabilik’in Kuruluşu

1703 yılında dünyaya gelen Muhammed bin Abdülvehhap’ın kurduğu Vahhabilik’in kökü işte bu Haricilik akımına dayanır. Muhammed bin Abdülvehhap, bugünkü Riyat şehrinin kuzeyinde bulunan Uyeyne şehrinde dünyaya gelmiştir. Babası şehrin kadısı olan Abdülvehhap, ilk öğrenimini burada tamamlamış, arkasından Şam’da tahsiline devam etmiştir. İbni Teymiye’nin fikirleri ile bu sırada tanışmış ve etkilenmiştir.

1263 yılında Harran’da doğan ve 1328 yılında Şam’da bir kalede hapisteyken ölen İbni Teymiye, sünnet ehlinden ayrılmış, tasavvufu inkar eden, mezhepsiz bir kişidir. Onun görüşlerine göre, ilk müslümanlar, Kuran’a ve hadislere uyuyorlardı. Ancak sonradan gelen imamlar, kendi görüşlerini de dine karıştırdılar. Bu yüzden dinde reform gereklidir.

Vahhabilik Ne Demek Nedir ?

Vahhabilik Ne Demek Nedir ?

Muhammed bin Abdülvehhab, 1730 yılında Necd’e dönmüş ve burada, müslüman alimlerin bildirdikleri doğru bilgilere ters düşen fikirler savunan İbni Teymiyye’nin görüşlerini kendi düşünceleri birleştirerek yaymaya başlamıştır. 1744 yılında Riyad yakınlarına yerleşen Abdülvehhab’ın bu görüşlerine, burada aynı yıl ilk Suudi Devleti’ni kuran Muhammed bin Suud yakın durmuştur. Bu durum Muhammed bin Abdülvehhab’a ciddi bir destek sağlamıştır.

Vahhabilik Görüşleri

Vahhabilik görüşlerine göre, kendi düşünce ve görüşlerine uygun hareket etmeyen Müslümanlar, doğru yoldan sapmış kişilerdir. Bu yüzden de bu kişilerin malları da kanları da helaldir. Hz. Muhammed’in ve diğer peygamberlerin isimlerini kullanarak Allah’tan CC bir şey istemek ve bunların mezarlarını ziyaret etmek, şirk etmektir, yani o kişileri Allah’a ortak etmektir.

Bu görüşler doğrultusunda kendisini kadı, Muhammed bin Suud’u ise hakim olarak ilan etmiştir. Amacı Hicaz ve Irak topraklarını ele geçirmek ve ayrı bir devlet kurmaktır. Muhammed bin Suud ölünce bu defa onun oğlu Abdülaziz bin Muhammed’le işbirliği yapmıştır. Hatta onun kendisini halife ilan etmesine de onay vermiştir.

Muhammed bin Abdülvehhab, 1791 yılında ölmüştür. Ancak onun fikirleri daha sonra İngilizler tarafından da desteklenmiştir. Bu şekilde Vahhabilik bütün Arabistan yarımadasına hakim olan dini ve siyasi bir görüş olmuştur.
Vahhabilik görüşlerinin temelinde şu unsurlar yatar:

• Tembellik yapıp bir namazını kılmayan kişi imanlı değildir. Bir yıl malının zekatını vermeyen kişi kafirdir. Bu çeşit müslümanlar öldürmeli ve malları Vahhabiler arasında dağıtılmalıdır.

• Peygamberlerin, evliyaların ve din bilginlerinin ruhlarını vesile etmek bir çıkar için onlardan dua beklemek, Allah’a onları ortak koşmak demektir.

• Mezarlar üzerine türbe yapmak, buralarda namaz kılmak, kandil yakmak ve ölülerin ruhlarına sadaka adamak kabul edilemez. Bu davranışlar Allah’tan başkasında tapınmak demektir.

Vahhabilik Akımının Sonu

Osmanlı devleti de Vahhabilik akımını önemli bir sorun olarak görmüş ve 1813 yılında İkinci Mahmud, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’dan bu sorunu çözmesini istemiştir. O da bir ordu göndererek Mekke ve Medine’yi Vahhabiler’den temizlemiştir. Emir Abdülaziz ölünce Vahhabiler ağır bir yenilgi almıştır. Abdülaziz’in yerine geçen oğlu Abdullah ve çocukları esir alınarak İstanbul’a gönderilmiştir. 1819 yılında bu kişiler İstanbul’da asılarak öldürülmüştür. Bu şekilde Vahhabilik akımının ilk dönemi kapanmıştır.

Suudi Arabistan Krallığı

Daha sonra savaş kargaşasında 1821-1891 yılları arasında ikinci defa Vahhabi devleti kurulmuştur. Yaşanan bir takım çekişmelerin arkasından 1901 yılında Suud hanedanından Abdülaziz bin Suud, bir kere daha Vahhabi devletini kurmuştur. İngilizler de kendisini desteklemiştir. Osmanlı Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkınca Vahhabiler Mekke, Medine ve Cidde’yi ele geçirdiler. 1926 yılında Abdülaziz bin Suud kral oldu ve 1927 yılında bağımsızlığını ilan etti. Bu devlet, bugün Suudi Arabistan Krallığı olarak varlığını sürdürüyor.

Cübbeli Ahmet Hocanın Vahhabilik Görüşü

Son Söz

Özetlemek gerekirse, Vahhabilik din anlayışına göre Allah CC  tektir ve kalple, dille ve davranışlarla birlenmelidir. Bunlardan birisi eksikse o kişi Müslüman olamaz. Kuran Kerim ve sünnetin dışında emir ve yasak yoktur. Allah’tan başka kimseden yardım istenemez. Allah dışındaki bir varlık için adak adamak, kurban kesmek küfürdür. Şefaat Peygamberden dilenmez, sadece Allah’tan dilenir. Aksi halde Peygamberden şefaat talep etmek, onu Allah’a ortak tutmak demektir. Mezarlar ve türbeleri ziyaret etmek ve sevap beklemek de Allah’a şirk koşmaktır. Hırka-ı Şerif ve Sakal-ı Şerif ziyaretleri yapmak da günahtır. Mevlid toplantıları yapmak, mevlit okumak, sünnet veya nafile namazlar kılmak, nazar boncuğu takmak, muska takmak yasaklanmalıdır.

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain