Tavla Nasıl Bulundu ?

Tavla Nasıl Bulundu ?

Tavla Nasıl Bulundu ? Hiç tavlanın ilk olarak nasıl bulunduğunu düşündünüz mü? Günümüzden 1400 yıl önce bulunmuş tavla ve gün geçtikçe son derece popüler bir oyun olmuş. Tavlanın bulunmasında da satranç etkili olmuş. Satranç günümüzden 4000 yıl önce de oynanıyormuş. Piramitler üzerinde dikkat çeken bazı kabartmalarda o dönemde satranç oynandığı tespit edilmiş. Arkasından Mezopotamya’da, Anadolu’da hatta Çin’de ve Hindistan’da da satranç oynanmaya başlamış.

Ancak günümüzden 1400 yıl kadar önce bir Hint İmparatoru, Pers İmparatoru’na satranç oyununu hediye olarak gönderince, Pers İmparatoru bozulmuş önce. Çünkü hediyenin yanında bir de mektup göndermiş Hint İmparatoru ve o mektupta gizliden gizliye meydan okumuş. Oyunun nasıl oynandığını anlatmadığı gibi yaşam dersi vermeye kalmış. Daha çok düşünenin, daha iyi bilenin ve ileriyi daha iyi görenin kazanacağını söylemiş ve işte yaşam budur demiş.

Tavla Nasıl Bulundu ?

Tavla Nasıl Bulundu ?

Pers İmparatoru bozulmuş ama bunun altında kalmamak istememiş. Hemen vezirini çağırmış ve ondan bu oyunu çözmesini emretmiş. Ancak bununla da yetinmemiş. Vezirinden yeni bir oyun bulmasını istemiş. Bu öyle bir oyun olmalı ki, zamanı ve yaşamı hep göz önünde bulundursun.

Vezir, aynı zamanda büyük bir alim olan Buzur Mehir’dir. Buzur Mehir günlerce çalışır satranç üzerinde. Ama sonundna oyunu çözer. Her taşın hareket özelliklerini ve oyunun kurallarını belirler. Sonra da oturur ve yeni bir oyun tasarlamak için düşünmeye başlar. Hiç de kolay değildir satranca cevap verecek bir oyun tasarlamak. Üstelik yaşamı ve zamanı göz önünde tutacak bir oyun tasarlamak.

Yine de on günün sonunda bugün tavla olarak bildiğimiz oyunu ortaya çıkarır. Pers İmparatoru memnun olmuştur oyundan. Hemen tavlayı Hint İmparatoru’na hediye olarak gönderir. Ve tabi yanında bir mektupla. Mektupta der ki, daha çok düşünen, daha iyi bilen ve ileriyi daha iyi gören kazanır ancak bunun için biraz da şans gerekir, işte yaşam budur.

Hint İmparatoru’nun ne tepki verdiği bilinmiyor. Ama bilinen şu ki zaman kavramından yola çıkılarak tasarlanan tavla oyunu zamana direnmesini bilmiştir ve bugün dünyanın her yerinde oynanmaktadır.

Ancak burada bir incelik var. Herkes tavla oynar da tavlanın içindeki gizemi bilen pek kimse yoktur. Büyük alim Buzur Mehir’in tasarımında, tavla bütün olarak senenin birliğini temsil eder. Tavlanın her dört köşesi mevsimleri, karşılıklı altışar hane 12 ayı gösterir. Toplam 30 pul, 30 gün demektir. Eşit sayıda olan siyah ve beyaz pullar gece gündüz demektir. Karşılıklı olarak bir sıradaki 12 hane, toplam olarak günün 24 saatini temsil etmektedir.

Tavla zar ile oynanan bir oyundur. Kazanmak için biraz da şanslı olmak gerekir. Yaşamda da başarılı olmak için çaba gerekir, ama şansın da yardımı olması başarıyı hızlandırmaz mı?

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir