• 19.02.2015
  • 3.612 kez okundu

Ramazan Bayramı Ne Zaman ?

Ramazan Bayramı Ne Zaman?

Ramazan Bayramı Ne Zaman hangi tarihlere denk gelmektedir? Bu yıl Ramazan şeker bayramı arife günü 16 temmuz perşembe, 17-18-19 temmuz günlerine gelmektedir. Tüm islam dünyasının mübarek Ramazan bayramını kutlar sağlık huzur ve barış getirmesi dileklerimizle. Ramazan Şeker Bayramı Ne Zaman? Ya da Babalar günü ne zaman gibi aramları google artık en üstte kendi veriyor ve bizim yazdığımız makaleler gölge düşürmektedir. Google girin istediğiniz gün ne zaman ise yazın direkt büyük olarak arama butonun altında tarihler çıkıyor. Tarihler verdik birazda ramazan ve oruç hakkında bilgiler verelim.

Ramazan Bayramı Ne Zaman ? 2015 ?

Ramazan Bayramı Ne Zaman ? 2016 ? 5-6-7  Temmuz

Ramazan Bayramı Ne Zaman ? 2017  ? 25 -26-27 Haziran

Dinimizce kutsal üç aylar Receb Şaban Ramazadır(Hicri takvim). Üç aylar receb ayı ile başlar ramazan ayı ile biter. Kutsal gün ve gecelerimiz, sırasıyla Regaib, Miraç, Berat kandilleri ve Kadir gecesi bu üç ay içerisindedir. Üç aylarda müslümanlar oruç namaz ve diğer ibadetlerini daha fazla yapmaya çaba gösterir. Hatta bu aylarda vefat etmenin daha hayırlı olduğu söylenir. Ramazan orucuna gelelim. 3 ayların sonuncusudur. Bu ay tüm müslümanlar farz olan ramazan oruçunu tutmakla mükelleftir.

Ramazan Bayramı Ne Zaman

Ramazan Bayramı Ne Zaman

İslamın beş şartından olan oruç tutmak hicri takvime göre ramazan aylarında belirli sürede oruç tutmaktır. Benim gördüğüm bazı yıllar 29 bazende 30 güne denk gelmektedir(Bu yıl 30 gün). Ramazan ayı ne zaman başlıyor? Bu yıl ilk oruç 01 RAMAZAN  1436  18 HAZİRAN – 2015 PERŞEMBE Günü başlıyor.

Oruç; sabah imsak vakti ile akşam iftar vakti arası yemek yememek, su içmemek ve oruçu bozan halleri yapmamaktır. Oruç hem benden hemde nefis terbiyesi için Allah(celle celaluhu) için yapılan bir ibadettir. Oruç tüm müslümanlara farzdır. Buluğ çağına giren ve gücü yetenler tutar.  Hasta veya seferi olan kişiler oruçlarını ramazandan sonra tutamadıkları gün kadar oruç tutmalıdır. Hastalık nedeniyle hiç tutmayanlar fidye vermesi gerekmektir.Fidye dinen bir fakirin karnını doyurabileceği kadardır. Fidyeyi Türkiye de diyanet işleri başkanlığı belirlemektedir.  Fidye parası miktarı Türkiye de 2011 yılı 7,5, 2012 yılında 8,5 , tahmini bu yıl 2013  9,5 türk lirası olabilir. Bu fiyat üzeride verebilirsiniz, Allah tüm oruç ve ibadetlerinizi kabul etsin.

Son olarak sizlere kendi yaşadıklarımdan bilgiler vereyim. Öncelikle 20 yaşına kadar ramazan aylarını köyde geçirdim. Trakya da köylerde Sahura söfür diyen şiveler vardır. Oruç açmak yerine oruç bozdun mu denilir. Ramazan ayında en çok davul ön plana çıkardı. Küçükken davulcuyu görmek için sokağa çıkardım.  Sahurda kahvaltılık yerdik daha çok, çay , kızarmış ekmek tuzbiber(biberden yapılan tereyağlı ekmeğin üzerine ekilen baharat), peynir zeytindir. Çocukluğumda Ramazan ayı kış ayına kısa ünlere geldiği için ufak yaşta oruç tutmaya başladım. Gençlikte eşit uzunlukta günlere denk geldi son zamanlarda ise uzun yaz günlerinde oruç tutmaktayız.

Ramazan bayramında 1 hafta önce temizlik başlar, pazara gidilir yeni elbise pantolon ayakkabı alınır. Bayram sabahı bayram namazına gidilir eve gelindiğinde 30 gündür kahvaltı yapmayan ben kendimi uzaylı gibi hissederdim. Bayram sabahı evde bayramlaşma başlar. Tüm akrabalar elini öper para harçlık veren amcalara teyzelere gitmek için can atardık. Öğleden sonra köyün çokışındaki yola erkekler kızlar çıkar belli bir bölümde tur atarlar sohbet ederlerdi.

Ramazan bayramı demişken aşağıdaki makaleyi sizinle paylaşayım..

Nerede O Eski Bayramlar Günler

Nerede O Eski Bayramlar ve önemli  Günler. Tıpkı televizyonda yayınlanan kent reklam sloganı gibi nerede o eski bayramlar.  Eskiden bayram deyince 10 gün önceden bayramın geleceği büyüklerimizin telaşıyla anlaşılırdı. Önce evlerde köşe bucak bayram temizliği yapılır, baklavalar, tatlılar, börekler özenerek, komşularla imece usulü açılır, mahalle fırınına tepsiler randevu ile götürülüp getirilirdi. Mahalledeki komşu kadınların elinde, üstü gazete kağıdı ile kapalı tepsilerle fırına gidip gelmeleri hala gözümün önünde. Bayram yaza da gelse, kışa da gelse herkes mutlaka bayram boyunca evinde olur, ziyaretler mutlaka yapılırdı. Bayram sabahları evinde ziyaretçi bekleyenler en güzel giysileriyle o zamanlar misafir odası denen, sadece misafir gelince kullanılan, ağır koltukların bulunduğu yerde , kendi de misafirmiş gibi oturur, gelecek olanları beklerdi. Harçlıklar bir yana mendil vermek adettendi. Mendiller köylerde kaldı.

Şimdilerde bayram deyince herkesin aklına tatil geliyor. Bayram telaşı değil de , tatil telaşı sarıyor insanları. Bayram temizliğiydi, tatlı, börek açmaktı hak getire. Eğer hafta sonuna yakınsa bayram, önünden , arkasında izinler uzatılıp, daha çok tatil yapma fırsatları yaratılıyor. Amaç bayram değil, tatil. ‘’Bayramda Kartepe’deydim’’ , ‘’bayramda Bodrum’daydım.’’

Her şeyin anlık değişip geliştiği ülkemizde, yeni gelen kuşaklara keşke gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmayı öğretebilsek . Ramazan bayramları, Kurban bayramları, tatil havasında değil de, bayram havasında yaşanabilse.. Ne yazık ki , yaşam koşullarının ağırlığından, çocuklarına daha iyi imkanlar sunmak için daha çok çalışmak zorunda kalan , şeker toplamaya giden çocukların öldürüldüğünü gören anne babalara maalesef diyecek bir sözüm yok. Tek söyleyebileceğim,’’NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR Günler.’’

Benim çocukluğumda köyde geçerdi ve süper bayram olurdu bayram yeri. Bayram namazı çıkışı tüm cemaat bayramlaşır tokalaşırdı. Şimdi köye arabayla hızla gidip el öpmelerini bitirip şehre kaçmaya çalışıyoruz. Bir mezarlığa gitmek bile zor gelmekte, Atalaramızı dedelerimizi ziyaret etmek.

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain