• 15.01.2015
  • 1.780 kez okundu

Mudurnu

Mudurnu

Mudurnu, En önemli özelliği eski Osmanlı mimarisini yansıtan evler olan Mudurnu, Bolu’nun bir ilçesidir. Burada koruma altına alınan 165 ev yanında cami, çeşme ve hamamlarla birlikte toplam 173 mimari değeri yüksek yapı bulunuyor. Bolu’nun diğer ilçesi Göynük gibi burası da kentsel SİT alanı ilan edilmiştir.

Mudurnu, Osmanlı döneminde önce de ilk Türk yerleşimlerinin olduğu bir bölgedir. Selçuklular zamanında önemli bir yerleşim yeri olan Mudurnu, arkasından Osmanlı Devleti’nin kurulduğu çekirdek bölge içinde yer almış. Mudurnu, Osmanlı topraklarına katılan ilk yerleşim yeridir. Birinci Murad zamanında, devletin ilk düzenli ordusunu kuran, aynı zamanda devletin ilk hazine örgütünü kuran Çandarlı Kara Halil, Mudurnu’ludur. Çandarlı Kara Halil daha sonra Osmanlı Devleti’nin ilk veziri olmuştur.

İlçenin tam ortasından Mudurnu Deresi geçiyor. Bu dere Sakarya Nehri’ne karışıyor. İlçenin denizden yüksekliği 840 metre. Yani burası bir yayla aslında. Ormanlar, ilçeyi çevreleyen tepelerin eteklerinden başlıyor. Herçeşit ağaç var bu ormanlarda.

Mudurnu, Keyvanlar Konağı

Mudurnu, Keyvanlar Konağı

Korunan yapılar arasında Keyvanlar Konağı ve Armutçular Konağı, Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden kabul edilmektedir. Bu konaklarda bugün hem konaklama imkanı hem de yöresel ev yemeklerini tatma imkanı bulunmaktadır.

Keyvanlar Konağı, sedirli odaları, dolap içlerine saklanmış banyoları, ahşap oymalı tavanları ve pencereleri, el dokuması perdeleri le görenleri geçmişe götürüyor. Konak giriş katı ile birlikte dört katlı. Oldukça görkemli bir görüntüsü var. Alt katta şömineli bir oda ve yemek salonu var. Diğer katlarda da büyük salonlar var. Dönmeli sedirler, yüksek ve işlemeli tavanlar konağa bir ayrıcalık katıyor.

Hacı Abdullahlar Konağı, giriş katı ile birlikte üç katlı bir konak. Tavanları, pencereleri, gömme dolapları ahşap oyma ve süsleme örneklerini taşıyor. Salonlarda bulunan sedirler en güzel elişi döşemelerle bezenmiş. Konağın üst katı pencerelerinden muhteşem Mudurnu evleri ve yemyeşil dağlar görünüyor.

Hacı Şakirler Konağı, ilçenin en yaşlı ve en heybetli çınar ağacının hemen yanında. Altı odalı bu konak da geleneksel mimarinin izlerini taşıyor. Restore edilirken aslına uygun davranılmış. Konağın üst kat odaları yazlık ev tarzında yapılmış. Alt kat biraz daha alçak tavanlı ve ısınmaya uygun şekilde inşa edilmiş. Bahçesinde ekolojik sebze üretimi yapılıyor. Burası aynı zamanda çevreden toplanan eski eşyaların sergilendiği etnografik bir müze haline getirilmiş.
Haytalar Konağı, Fuat Beyler Konağı ve Yarışkaşı Konağı, Mudurnu’nun diğer tarihi eserleri arasındadır.
Yıldırım Beyazıt Camii, 1374 yılında, Yıldırım Beyazıt Hamamı ise 1383 yılında yapılmıştır. Her iki eser de bugün hala dimdik ayaktadır.

Kanuni Sultan Süleyman Camii 1546 yılında inşa edilmiştir. Saat Kulesi, 1892 yılında ahşap olarak inşa edilmiş.1905 yılında kule yanınca, bu defa Mudurnu Kalesi’nden getirilen taşlarla mahkumlar kullanılarak yeniden yapılmış ve bir Türk demirci ustasının yaptığı saat takılmış.

Mudurnu’yu en güzel Şeyh-ül Ümran Tepesi’nden görebilirsiniz. Bu tepede Şeyh-ül İmran’ın türbesi bulunuyor. Şeyh-ül Ümran’ın kim olduğu tam bilinmiyor. Söylenenlere bakılırsa, yanında misafir olmazsa yemek yemezmiş. O günlerini oruçlu geçirirmiş.

İlçe merkezinde kütük bir ev bulunuyor. Yöre halkı buraya küçük ev diyor. Burası Sanat Evi’dir. Burada Mudurnu kadınlarının el işleri sergileniyor. Demirciler Çarşısı bugün eskisi kadar canlı değil. Yine de Mudurnu el sanatları burada yaşatılmaya çalışılıyor. Yerli halkın pat pat soba olarak isim verdiği sac sobalar, bakır ibrikler, siniler, maltızlar, mangallar, cezveler, bakır sahanlar ve çok sayıda ürünleri burada görmek mümkün.

Akkayalar Travertenleri bir anlamda Bolu’nun Pamukkalesi olarak anılıyor. Çepni Köyü yakınında bulunan travertenler, doğu batı yönünde uzanır ve yaklaşık 250 metre uzunluktadır. Doğal yapısı bozulmadan bugüne kadar ulaşabilmiştir.

Mudurnu’ya yakın bir başka doğal güzellik Karamurat Gölü’dür. Harika bir manzara ve eşsiz bir atmosfere sahip olan göl, Akyazı Köyü’ne çok yakındır. Gölün üç tarafı dağlarla çevrilidir. Kaynak suları ile beslenen gölde çok sayıda tatlı su balığı yaşıyor. Karamurat Gölü, koruma alanı olarak ilan edilmesi gereken bir göldür.

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain