• 23.11.2014
  • 2.560 kez okundu

Kıyıköy

Kıyıköy

TEM’de Edirne yönünde giderken Çerkezköy sapağından çıkın, Saray’ı geçin, yaklaşık 30 kilometre sonra Kıyıköy’desiniz. İstanbul’a bu kadar yakın olan Karadeniz kıyısındaki Kıyıköy, etrafı ormanlara çevrili olan ve Kazandere ve Pabuçdere derelerinin Karadeniz’e döküldüğü bir yerde konumlanan şirin bir sahil kasabasıdır.

Kıyıköy’de antik dönemde de yerleşim varmış. Karyalılar burada şehir kurmuşlar. O dönemde şehre, pırıltılı, kutsal ve güzel yer anlamında gelen Salmydessos ismi verilmiş. MÖ 400’lerde Helenler buraya bal yiyenlerin yurdu ve darı yiyenlerin yurdu demişler. Trak boylarına yaşam biçimlerine göre isim veriliyormuş o zamanlar.

Bu antik şehrin MÖ 500’lerde Persler’den kaçarak Balkanlar’a doğru giden Lidyalılar tarafından kurulduğu sanılıyor. Ancak doğal güzellikleri ve verimli toprakları sayesinde tarihte Traklar, Persler, İskitler ve Medler yanında Ceneviz kolonileri de burada yerleşmişler.

Neron, Trakya valisi olduğu dönemde, burayı sayfiye yeri olarak kullanmış. Romalılar’ın ve Bizanslılar’ın izleri bugün de görülebiliyor. İmparator Jüstinyen tarafından yaptırılan kale ve surlar bugün hala ayakta duruyor. Altıncı yüzyılda yapılan Kıyıköy Kalesi, kuzeyde Pabuçdere güneyde ise Kazandere arasında bulunan ve denize doğru uzanan bir yamaç üzerinde kurulmuş. Saray kapısı kalenin bugüne kadar korunan en iyi kısmı. Yüksek surların güneyinde gizli bir kapı bulunuyor. Kaleden bu kapıya 180 basamak ile iniliyor. Kapı limana açılıyor. Rivayete göre Osmanlı donanması burayı ele geçirmeye geldiğinde kaleyi almakta zorlanmış. Ancak kaleden biri denize su almaya inmiş ve bu kapıyı açık unutmuş. Kıyıköy bu şekilde fethedilmiş.

Aya Nikola Manastırı, dünyadaki en eski kaya manastırlarından biridir. Jüstinyen döneminde yapılmış. Kayalar oyularak yapılan manastırın giriş katı kilisedir. Bodrum katında bir ayazma var. Pabuçdere kıyısında bulunan manastırda ayrıca keşişlerin dinlenme odaları da bulunuyor.

Kıyıköy Camii ilk yapıldığında bir kiliseymiş. Ne zaman yapıldığı bilinmiyor. Osmanlı döneminde camiye dönüştürülmüş.

Kıyıköy’ün iki kilometre güneyinde Kıyıköy Mağarası bulunuyor. Mağara Büyük Kurudere deresinin yamacında, vadi tabanının 25 metre yukarısında yer alıyor. İçinde kırmızı ve kahverengi mağara kelebekleri ve yarasalar yaşıyor. Yağışlı havalarda ise içinde küçük gölcükler oluşuyor.

Kıyıköy Liman Hamamı, güneydeki surların altındadır. Bir Osmanlı dönemi eseri olan hamam bugün kaderine terk edilmiş durumdadır.

Papuçdere, Istrancaların en yüksek noktasında doğuyor ve Kıyıköy’de denize ulaşıyor. Derenin denize döküldüğü yerde dar ve uzun bir plajı bulunuyor. Bu bölge karavan ve kamp tutkunları için vazgeçilmez bir yer. Derenin içinde tekne gezisi yapılabiliyor. Suyu oldukça soğuk. Aynı şekilde Kıyıköy’ü çevreleyen diğer dere Kazanderesi’nin deniz döküldüğü yerde de çok güzel kumsal bulunuyor.

Kıyıköy

Kıyıköy

Denize doğru akan dereler, birlikte getirdiği kumu derenin ağzına yığdıkça kıyıda bir set oluştururlar. Bu şekilde suyun biriktiği yerde bir ekosistem oluşur. Buna longoz veya su basar ormanı denir. Bu ortamda dişbudak ve kızılağaç gibi ağaç türleri, göl soğanı ve su menekşesi gibi bitki türleri ve kara leylek ve balıkçıl gibi kuş türleri yetişir. Kıyıköy’de bulunan Kastro (veya Kasatura) bu şekilde oluşmuş bir bölgesidir ve koruma altına alınmıştır. Kamp kurmak için güzel bir bölgedir. Deniz, nehir ve ormanların buluştuğu bir doğa harikasıdır.

Kıyıköy’den kuzeye doğru uzanan kıyılar yer yer falez özellikleri gösterir ve çok sayıda koy barındırır. Bunlardan biri Selvez Koyu’dur. En sakin koylardan biri olan Selvez Koyu, özellikle kamp ve karavan tutkunlarının ilk tercih ettikleri yerdir. Biraz daha kuzeyde ormanlarla çevrili Poliçe Koyu ve Panayır İskelesi Koyu bulunuyor.

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain