Eskihisar

Eskihisar

Eskihisar, Kocaeli’nin Gebze ilçesine bağlı bir beldedir. Deniz kenarında yer alan Eskihisar bugün sadece bir feribot iskelesi olarak bilinir. Yıllardır insanlar feribota yetişme telaşı içinde bu sevimli beldeden geçerler de kafalarını kaldırıp etraflarına bakmazlar, burası nasıl bir yerleşim yeridir demezler. Eskihisar onlar için sadece bir feribot iskelesidir.

Gerçi bu yanlış değil. Eskihisar ile Yalova’ya bağlı Topçular iskeleleri arasında hiç durmayan feribot seferleri yapılmaktadır. Bu feribot hattı Marmara Bölgesi’nin en önemli ulaşım hattıdır.

Oysa tarihi ve doğal güzellikleri ile görülmesi gereken bir beldedir Eskihisar. Bağlı olduğu Gebze’ye 6, İstanbul’a ise 50 kilometre uzaklıkta bulunan Eskihisar, zengin bir tarihi geçmişe sahiptir. Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma binalar ve eserler bugün de görülebilir. Eskihisar’da denizin mavisi ve doğanın yeşili bir arada karşılar gelenleri.

Eskihisar Kalesi

Eskihisar Kalesi

Eskihisar Kalesi, beldeye tepeden bakan bir konumda yapılmış. Bizans döneminde bu bölge Marmara Denizi’ni kontrol etmek ve savunmak için önemli bir nokta olarak görülmüş ve bir kale yapılmış. Ancak bir yerleşim yeri olarak kurulması Osmanlı döneminde olmuş. İstanbul kuşatılıp ele geçirildiğinde başarılı olan askerlere, içinde kalenin de bulunduğu bu bölge Fatih Sultan Mehmet tarafından ödül olarak verilmiş. Burada köy kurulurken de bölgedeki eski kaleye atfen buraya Eskihisar demişler.

Uzun yıllar basit bir balıkçı köyü olarak kalan Eskihisar’ın gelişmeye başlaması ise 1800’lü yılların sonlarında olmuş. Bunda da 1873 yılında yapılan Bağdat – Berlin demiryolunun köyün çok yukarısından geçmesi etkili olmuş. Bu demiryolu yapılırken Eskihisar’da, 30 metre yükseliği olan 5 adet taş ayaklı bir demiryolu viyadüğü yapılmış. Yeni İstanbul – Anadolu demiryolu yapılırken, bu viyadük işlevini yitirmiş. Üzerindeki raylar da sökülmüş. Bugüne sadece 5 adet kesme taştan yapılan ayaklar kalmış.

Bugün beldenin en çok tanınan yapısı ve simgesi Eskihisar Kalesi’dir. Ama kale kadar iyi bilinen bir yapısı daha var Eskihisar’ın: Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesi. Ünlü bir ressam olan Osman Hamdi Bey, ülkemizdeki müzeciliğin de kurucusu kabul edilmektedir. Osman Hamdi Bey buraya 1884 yılında yerleşmiş. Köyün batı kıyısında bir köşk, resim atölyesi ve kayıkhane yaptırmış. 26 yıl boyunca da yaz ayları hep buraya gelmiş. Köşkün giriş katındaki ahşap kapıların tablalarına yaptığı harika çiçek resimleri, tablolarını aratmayacak düzeydedir. Yaşadığı köşk, bugün bir müze haline getirilmiştir. İki binadan meydana gelen müzenin bir binası Osman Hamdi Bey’in yaşadığı ahşap köşk, diğeri ise atölye olarak kullandığı taş binadır. Ahşap köşk inşa edilirken özel bir teknik kullanılmış ve birleştirici bir metal aksam kullanılmamıştır. Osman Hamdi Bey, hatırlanacaktır, ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu ile ünlenmiştir.

Eskihisar’ın, palmiye ağaçlarının sıralandığı kordon boyu ve yemyeşil ağaçlarla dolu sokakları mutlaka görülmeli. Kordon boyunda, balıkçı barınakları ve yaz aylarında birçok etkinliğin yapıldığı bir anfi tiyatro bulunuyor.

İstanbul’un karmaşıklığından kaçıp, masmavi denize karşı, zeytin ağaçları ve renkli çiçekler arasında bir doğa yürüyüşü yapmak için Eskihisar çok güzel bir alternatiftir. Gerçi daha 40 yıl öncesine kadar Eskihisar, balıkçılık ve zeytincilik ile öne çıkarken, bugün köyde pek fazla zeytin ağacı kalmamıştır.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir