Barbaros Hayrettin Paşa Kimdir ?

Barbaros Hayrettin Paşa Kimdir ?

Barbaros Hayrettin Paşa Kimdir? Barbaros Hayrettin Paşa’nın, doğduğu tarih tam olarak bilinmemektedir. 1470’li yıllarda, bugün Yunanistan sınırları içinde yer alan Midilli Adası’nda dünyaya geldiği sanılmaktadır. Dört kardeşin üçüncüsü olan Barbaros’a Hızır adı verildi. O senelerde Osmanlı İmparatorluluğunun başında Fatih Sultan Mehmet  vardı. Fatih imparatorluğun sınırlarını genişletmeyi planlarken sınırları içine Midilli’yi de kattı. O dönemde alınan topraklara Anadolu’dan insanlar götürülüp yerleştirilirdi. Böylece orada yaşayan yerli halkın Osmanlıları daha kolay benimsemesi sağlanırdı. Midilli Adası’nı almak üzere giden askerlerden biri olan Selanikli Vardari Yakup Ağa,Ada alındıktan sonra Ada’ya yerleşenlerden biri oldu. Yakup Ağa,bir süre sonra Midilli bir ailenin kızı olan Katerina ile evlendi.Yakup Ağa ile Katerina’nın yıllar içinde İshak,Oruç,Hızır ve İlyas adında 4 oğulları oldu.Barbaros genç yaşta küçük bir tekne dinip Batı Trakya’dan aldığı malları Midilli Adası’na getirip satmaya  başladı.Düşmanları Oruç Reis’e İtalyancada “Kızıl Sakal” anlamına gelen Barbaroşa ,Hızır Reis’e de Aeonobardus adlarını verdiler. Önceleri Oruç Reis’e verilen adı zamanla Hızır’a mal edildi.

Bir deniz seferi sırasında elde ettikleri ganimetler arasında, gemi yapılacak malzemeler buldular.Özellikler ahşap kalaslar o gün için oldukça önemliydi. Kardeşler bu kalasları Osmanlı sultanı Yavuz Sultan Selim’e hediye edip ona olan bağlılıklarını dile getirmek istediler. Hediyeleri de Piri Reis adıyla bir denizcinin aracılığıyla yolladılar.Yavuz Sultan Selim ününü sıkça duyduğu kardeşlerden gelen hediyeleri çok beğendi.O da onlara verdiği desteğin bir ifadesi olarak hediyeler yolladı. Yavuz Sultan Selim’in din ve devlet adına yararlı işler yapan Hızır Reis’e “Hayrettin” adını layık gördüğünü açıklaması kardeşleri daha çok mutlu etti. Yavuz Sultan Selim daha sonra Hızır Reis’e dine hayrı dokunan anlamına gelen “Nasrettin” adını da verdi.

Bir süre sonra denizcilikle alakası olmayan ve Midilli’de ticaretle uğraşan ağabey İshak da Oruç ve Hızır Reis’e katıldı. İki kardeş uzun zamandır kendilerine ait bir topraklarının olmasını istiyorlardı.3 kardeş İspanyollara ait Becaye Kalesi’nin alınmasından sonra sıra Cezayir’e gelmişti. 3 kardeş, Cezayir’i denetimler altına alıp orada bir devlet kurdular. Hızır Reis yeni kurulan devletin iç işleriyle uğraşırken ağabeyleri Cezayir’in çevresindeki kaleleri tek tek kuşatıp kendi topraklarına katmayı üstlendiler. Barbaros kardeşlerin Cezayir’de devlet kurmaları Osmanlı Sultanı Yavuz Sulan Selim’in çok hoşuna gitti.

Avrupa devletleri, Osmanlılara karşı birlik kurdular.İrili ufaklı filolardan büyük bir Haçlı donanması meydana getirdiler.Bunun üzerine Barbaros Hayrettin Paşa da Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim adına para bastırdı ve hutbe okuttu.Ona olan bağlılığını belirten bir mektubu kaptanlarından Hüseyin Ağa’yla Yavuz Sultan Selim’e gönderdi.Yavuz Sultan Selim de Barbaros’u Cezayir Beylerbeyliğine atayarak koruması altına aldı.İmparatorluğun toprakları eyaletlere ayrılmıştı.Her eyaleti de bir beylerbeyi yönetiyordu.Cezayir’in yönetimi de doğal olarak  Barbaros’a verilmişti.Osmanlı İmparatorluğunda taht değişikliği gerçekleşti ve tahta Yavuz Sultan Selim’in oğlu Kanuni Sultan Süleyman geçti ve Kanuni Barbaros’u 1533’te İstanbul’a davet etti.İstanbul  halkı ünü dünyaya yayılan bu denizciyi sevgi gösterisiyle karşıladı. Kanuni Barbaros’a kaptan-ı derya olma teklifinde bulundu. Barbaros da bu görevi memnuniyetle yerine getireceğini belirtti ve teklifi kabul etti.Barbaros artık dünyanın en büyük donanmasını yönetecek,Osmanlı sınırları içindeki denizlerin ve tüm tersanelerin güvenliğini sağlayacaktı. En önemlisi de devlet yönetimi toplantılarına katılacak ve yönetimde söz sahibi olacaktı.Barbaros kış boyu yaptığı hazırlıklarla eksiği kalmayan donanmasıyla sefere çıkmaya hazırlandı.

Barbaros’un 1534’teki ilk seferi,İtalya kıyıları oldu.Barbaros’un donanması İtalya’dan Tunus’a gitti ve Tunus’u ele geçirdi.1 yıl sonra daha güçlü bir donanmayla yeniden Akdeniz’e açılan Barbaros,İtalya kıyılarını vurdu ve Ege Denizi’ndeki Venedik Adalarını Osmanlı topraklarına kattı.

Barbaros’un başarıları Akdeniz’e kıyısı olan tüm devletleri korkutmaya başladı. Kıyılarda oturan halk, onun geldiğini duyunca dağlara kaçar oldu.

1538 yılında henüz İstanbul’dan ayrılmamış olan Barbaros,hoş olmayan bir haber aldı.Gelen habere göre Avrupalı devletler tüm güçlerini birleştirerek eskisinden daha güçlü bir Haçlı Donanmasıyla Preveze Körfezi’nde toplanmışlardı.Barbaros önce Kanuni’yle görüşüp durumu ona da anlattı ve 120 kadırgası,20.000 levendiyle Akdeniz’e açıldı. Barbaros kendilerinden 3 kaç daha güçlü Haçlı Donanması karşısında daha önce Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinde,Alparslan’ın Malazgirt Savaşı’nda uyguladığı hilal taktiğini uygulamak istiyordu.Sabahın ilk ışıklarıyla ilk saldırı Andrea  Doria komutasındaki Haçlı Donanmasından geldi.Bu arada savaşı kaybedeceklerini anlayan İspanya kralı ,Barbaros’a haber göndererek bir teklifte bulundu.Eğer saf değiştirir ve onların yanında yer alırsa bütün Kuzey Afrika ülkelerinin komutanlığı ve dilediği kadar altın sözünü verdi.Barbaros,İspanya kralının teklifini reddetti.Korkmuş gibi yapıp geriye çekilen kadırgalar da saldırınca çember içine giren Andrea  Doria ne yapacağını bilemedi. 2. defa askerlerine geri çekilin emri vermek zorunda kaldı.Böylece Barbaros tarihin en büyük deniz savaşı olan Preveze Deniz Savaşı’nı kazandı. Bu arada savaşa katılan 122 kadırgayı yöneten tüm komutanlar büyük bir sadakatle Barbaros Hayrettin Paşa ya bağlıydı.Bu olay sonucunda Akdeniz bir Osmanlı Gölü haline gelmiş oldu.

Barbaros Hayrettin Paşa

Barbaros Hayrettin Paşa

Barbaros kadırgalarını onarıma aldı. Donanmaya yeni kadırgalar da ekleyerek İspanya’nın eline geçen Nova Kalesi’ni almak üzere denize açıldı 22 gün boyunca top atışlarına tutulan kale İspanyolların elinden alındı.Barbaros daha sonra 110 gemilik donanmasıyla Nice seferine çıktı. Bu sefer Barbaros’un son seferiydi.Barbaros,Fransız donanmasının da kendilerine katılmasıyla 15 gün gibi kısa bir sürede Nice şehrini kuşattı ve aldı.Barbaros Fransız Kralı François’in verdiği şehrin anahtarını, Kanuni Sultan Süleyman adına kabul etti. 4 Temmuz 1546 tarihinde,80 yaşındayken hayata gözlerini kapadı.Ölmeden önce dostlarına deniz kıyısına,dalga seslerini duyabileceği bir yere gömülmek istediğini söylemişti.Dönemin ünlü mimarı olan Mimar Sinan,denizciliğin merkezi olan Beşiktaş’ta,deniz kıyısına ona yakışan bir türbe inşa etti.Barbaros’un ölümüyle boşalan Kaptan-ı Deryalığa Sokullu Mehmet Paşa getirildi.

Ölümünden sonra Osmanlı donanması sefere her çıkışında onun türbesi önünde demirler,anısına top atışları yapardı. Bu seromoni  zamanla gelenek halini aldı. Yıllar sonra denizcilik tarihimizin eserlerinin yer aldığı bir müze inşa edildi. Beşiktaş semtine de Barbaros’un bir anıtı dikildi.

Barbaros Hayrettin Paşa Kimdir,piri reis,kısaca hayatı,videosu,kitabı,özeti,indir,en iyi özet,barbaros hayrettin paşa kimdir kısa bilgi,biyografi,kısa bilgi.

You may also like...

1 Response

  1. mahmut Aydın dedi ki:

    Büyük kaptan barboros Hayrettin Paşanın Paşanın Hayatı daha uzunca anlatılmalıydı diye düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir