• 05.05.2016
  • 884 kez okundu

Aşık Veysel Kimdir ?

Aşık Veysel Kimdir ?

Aşık Veysel Kimdir Hayatı hakkında bilgiler türküler. Gün ikindi akşam olur gör ki başa neler gelir Veysel gider adı kalır dostlar beni hatırlasın. Yüreği bu topraklarda çarpan herkese aşkı toprağı ve acıyı anlatmış bir halk ozanıdır Aşık Veysel Şatıroğlu. Sivas Şarkışla’nın Sivrialan köyünde 1894 ün 25 Ekim sabahı 9 aylık hamile Gülizar ana koyunlarını otlatmak için meraya giderken karnına bir ağrı saplandı çok dayanamayarak bir ağacın dibine çöktü ve çilekeş oğlu Veysel i dünyaya getirdi.

Veysel hayatın acımasızlığıyla 6 yaşındayken tanıştı. Karanlık bir gecede odunluğa doğru giderken ansızın dengesini kaybedip yere kapaklandı. Ağzından kan damlayan çocuğun dünyada görebildiği son renk kan kırmızısıydı. Cihanı görmez günlerinde tek dostu kardeşi Elif ti. Ağabeyinin elinden tutup dışarı çıkartan onu adım adım yürüten dere kenarında ayağını suya sokmasına yardım eden kız kardeşi onu defalarca sessizce ağlarken gördü.

Yüreğindeki sıkıntıyı söndüren kişi ise ona bir bağlama hediye eden babası oldu. Bağlama tıngırdatmayı kendi kendine öğrenmeye çalışan Veysel eve gelen ozanların çalışlarına kulak kabartıp onlardan feyz alıyordu. İlk hocası Divriği köyünden Aşık Ali Alaydı. 2 bağlama sevdalısı köy kahvelerinde beraber çalıp Yunus Emre den Karacaoğlan dan Aşık Ömer den değişler söylüyorlar karşılığında evlerine azıkla dönüyorlardı. Aile bakanı olsun diye Veysel İ genç bir kadınla evlendirdi ancak kaderinde ekseriyetle talihsizlik vardı o zaman. Bir gün evinde yatıyorken genç eşi pencereden atlayıp kaçtı ve onu terk etti. Veysel de dört duvar arasında yapayalnız kaldı. Buralarda durulmazdı artık Zara köyüne giderek sazını çalıp değişlerini söylemeye devam etti. Cebine koyulan 90 lira ile köyüne geri dönerken arkadaşlarını kırmamak uğruna elinde zarla oynadığı barbutta tüm parası uçuverdi. Ancak para zaten mutluluk getirmiyordu.

Buz gibi bir günde donma pahasına Sivas a giderek 1931 de Ahmet Kutsi Tecer in düzenlediği halk ozanları şenliğinde Atatürk e yazdığı değişle alkış alıp ilgi odağı haline geldi. Değişi Atatürk ünde duyması için onu bir at arabasıyla Ankara’ya gönderdiler.  ulus a geldiğinde polis ozanın yırtık pırtık şalvarını görünce onu şehir merkezine almadı. Veysel’in de en büyük hayali böylece yok olup gitti. O günden sonra kendi bestelerini yapmaya devam eden ozan hasan ali yücelin bizzat evine gelip yaptığı ricayla köy enstitülerinde müzik dersleri verip öğrenmeye hevesli köy çocuklarına saz çalmayı öğretti.

1970’te Fikret Kızılok adında genç bir müzisyen onu ziyaret etti. 3 ay boyunca genç müzisyenle dağ bayır gezip ona doğayı anlatan Aşık Veysel Kızılok’a verdiği yağmur olsan parçasında onunda düet yaptı. Bu olaydan sadece 3 sene sonra bir ziyafette fenalaşınca elim hastalığı meydana çıktı akciğer kanseri. Kanser illetini maalesef vücudundan atamayan Aşık Veysel Şatıroğlu 21 Mart 1973 tarihinde sabaha karşı saat 3.30’da evinde hayata gözlerini yumdu. Dünyanın en büyük gitar virtüözleri arasında yer alan Jo Satriani’nin yeni albümünde Aşık Veysel adında 7 dakikalık eseri bağrımıza bastığımız halk ozanın ezgilerini dünyanın her yerinde duyurmaya devam ediyor.

Aşık veysel kara toprak,kısaca hayatı şiirleri,kara toprak,hayatı,türküleri,aşık veysel sözleri,aşık veysel uzun ince bir yoldayım,benim sadık yarim kara topraktır. Şatıroğlu,Kimdir,Hayatı,Türküler,Şiirler,Sözleri,uzun,ince,güfte,beste,saz,video,belgesel,indir,dinle,kara,toprak,halk,ozanı,şair,eserleri,özeti.

Halk Edebiyatı

Halka Edebiyatı nedir? Sözlü edebiyatın bir uzantısı olan halk edebiyatı, halkın ağızından dökülen halkın meydana getirdiği sözlü eserlerdir.  Gerek dil gerek biçim ve konularıyla halk kültürünün birebir aynısıdır. Türkler Anadolu’ya yerleştikten sonra edebiyat, yüksek zümreye hitap eden Arapça ve Farsça dillerine hakim aydın denen kişilerin oluşturduğu Yüksek Zümre Edebiyatı ve Türklerin İslam Dini’ni kabulünden önceki dönemlerden kalma sözlü Halk Edebiyatı olarak çeşitli bölümlere ayrıldı. Medrese eğitimi alan eğitimli kişiler Arap ve Fars Edebiyatı’ndan etkilenirken halk kesimi yine saz şairleri vasıtasıyla Halk Edebiyatı’nı sürdürdü.

Oğuz Türkleri Anadolu’ya gelirken beraberlerinde dillerini, geleneklerini ve  halk edebiyatlarını da getirdiler.  Saz şairlerine ozan deniliyor ve Anadolu’nun hızla Türkleşen coğrafyalarında gezerek sazları ellerinde şiirler söylüyorlardı.

Söyledikleri bu şiirler müzik eşliğinde sözlü olarak oluşuyor, hece ölçüsüyle söyleniyordu. Ozanlar yaygın olarak yedili, sekizli ve on birli kalıpları benimsiyorlardı.  Şiirlerin nazım birimi dörtlüktür ve başlıkları bulunmaz. Şiirleri biçimleri adlandırır. Şiirlerde yarım uyak hakimdir. Dil, halkın günlük konuşma dilidir.

Ozanlar şiirleri söylemeden önce herhangi bir hazırlık yapmazlar, bu da şiirlerin derin anlamlı olmasına engeldir.  Nazım şekli olarak ozanlar mani, koşma, varsağı, semai, destan tarzını kullanmışlardır.

Halk ozanı Yunus Emre, engin hoş görüsüyle tanınır. Şiirlerinde ana tema İlahi aşk ve insan sevgisidir. Yunus Emre şiirlerinde hem aruz hem de hece veznini kullanan nadir ozanlarımızdandır. Yunus Emre’nin nazım biçimi seçimi İlahi’dir.  Risalet’ün Nushiye ve Divan Yunus Emre’nin eseridir.

Lirik şiir halk edebiyatındaki en etkili şairi olan Pir Sultan Abdal tasavvufu ve halkın inancını birleştirmiştir. Pir Sultan Abdal bütün şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmıştır. Bektaşi tarikatına mensup olan Abdal nefesleriyle de ün yapmıştır.

Başkaldırınn ve isyanların şairi olarak tanınan Köroğlu din dışı şiirleriyle ünlenmiştir.  2. Murat döneminde savaşlara da katılmıştır.

Bektaşi tarikatının kurucusu Hacı Bektaşi Veli, büyük bir bilgindir ve Orta Anadolu’da sözü geçen biridir. Arapça eseri Malakat Hacı Bektaşi Veli’nin ünlü eseridir.

Kaygusuz Aptal, Yunus Emre’den oldukça etkilenmiştir.  Kygusuz Abdal alaylı, nükteli ve eleştiri boyutu yüksek şiirlerinde hem hece hem de aruz veznini kullanmıştır. Budala name ve mugaalet name eserleri ünlüdür.

17. yüzyılın ünlü yeniçeri şairi Kayıkçı Kul Mustafa, Genç Osman destanıyla tanınmıştır. Şairin eserlerinde divan şiirinin etkileri görülmez.

“Ferman padişahınsa dağlar bizimdir diyen ünlü ozan Dadaloğlu, Toros bölgesinde yaşadı. Varsağı, semai ve destanlarıyla ünlenmiş, türküler yazmıştır.

Anadolu’yu at sırtında dolanan gittiği her yerde sazı elinde şiirler söyleyen ozan Karacaoğlan, şiirlerinde epik tarzı hakim kılmıştır. Hece ölçüsünü kullanmıştır, şiirleri sade dille yazılmıştır. Saz şairlerinin üstadı olarak kabul edilir.

Aşık Ömer, devrinin idareden sorumlu kişilerini ve dini sadece maske olarak kullananları eleştirmiştir. Hece ölçüsünde daha başarılı olmasına rağmen şiirlerinde aruz ölçüsünü de kullanmıştır.

Erzurum’un saz üstadi  ve en büyük şairlerinden biri olan Emrah’ın şiirlerinde divan edebiyatından esintiler vardır. Koşma ve semaileriyle ünlenmiş, gazel ve murabbalar yazmıştır.

Aşık Veysel

Aşık Veysel

İnce bir dil ve derin bilgi içeren şiirleriyle halk arasında sevilen Gevheri, divan edebiyatından etkilenerek şiirlerinde yabancı sözcükler kullanmıştır. Taşlamaları ve koşmalarıyla tanınmıştır.

Divan ve Sergüzeşt- name adlı kitapları yazan Bayburtlu Zihni divan edebiyatından oldukça çok etkilenmiştir.

Küçük yaşta kör olan Aşık Veysel; yurt, insan ve toprak sevgisini insanın yüreğinde hissettiren şiirlere imza atmıştır.  Aşık Veysel’in Halk edebiyatının ve son dönem edebiyatının en önemli şairlerinden biri olduğu kabul edilir.

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain