• 25.11.2014
  • 3.355 kez okundu

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm de yine heyecanlı deneyler ve eğlenceli aktivitelerle dolu. Sizin için izledik ve yazdık.

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm Hangi Deneyler Var ?

Ciğerler Nasıl Çalışır?

Elinizi midenizin üstüne koyun ve karnınızdan nefes almaya çalışın. Karnınız göbeğiniz çıkmış gibi yükselip alçalmalı. Bedeninizin üst kısmıyla nefes alırsanız sadece üst kaslarınız çalışır; fakat karnınızdan nefes almayı başarırsanız karın kaslarınız da çalışır. Akciğer gücü bu noktada çok önem teşkil etmektedir. Aşağıda anlatacağım deney ile akciğerinizin ne kadar hava aldığını, yani ne kadar güçlü olduğunu keşfedeceksiniz.

Bir meşrubat şişesini ağzına kadar suyla doldurun. Şişenizi, suyla dolu bir kovanın içine yatırın. Şişe suyun altındayken kısa bir hortumun ucunu ağzından içeriye sokun.  Derin bir nefes alın ve hortumun diğer ucundan üfleyin. Akciğerlerinizin büyüklüğünü kadar su kovaya dökülecek. Sadece göğüs kaslarınızı kullanarak üflediğiniz için az bir miktar su taşacaktır. Hadi bir kez daha deneyin, ama bu sefer karın kaslarınızı da kullanmaya çalışın. Karnınızdan büyük bir nefes alın ve üfleyin! Farka şaşıracaksınız. Şimdi de karın kaslarınızı yani diyaframınızı kullanarak ciğer kapasitenizi nasıl arttırabileceğinizi göstereceğiz.

Bahçe sulamasında kullanılan “Y” şeklindeki hortum uçlarından bir adet temin etmeniz gerekmektedir. İhtiyacınız olan diğer malzemeler; üç adet balon, bir karış uzunluğunda ince bir hortum, bir parça macun ve altı kesilerek açılmış şeffaf bir pet şişe. Balonları “Y” şeklindeki hortum uçlarının ikisine takmalısınız, bunlar akciğerlerinizi temsil edecek. Üstte açıkta kalan son uca da hortumu macunla mühürleyerek hava sızdırmayacak bir şekilde takmalısınız. Ardından akciğerlerinizi temsil eden bu düzeneği göğüs boşluğunuzu temsil eden pet şişenin kesik olan alt tarafından içeriye sokup, üsteki hortumu şişenin ağzından dışarıya çıkartmalısınız. Ve şişenin ağzını yine hava sızdırmayacak şekilde macunla mühürleyin. Elimizde kalan son balonun altını makasla biraz kesip şişenin açık olan alt tarafına geçirin ve balonun ucunu düğümleyin, bu da diyaframınız oluyor. Balonu düğümlü yerinden çektiğinizde ciğerleriniz yani iki balonunuz havayla dolacak. Ciğerleriniz adale değildir, kendisine bağlı olan kaslar sayesinde çalışır. Bu sebepten kaslarınızı geliştirmek akciğerlerinizin daha güçlü çalışmasını sağlayacaktır.

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm İzle.

Ellerinizi Kullanmadan Bir Bardak Suyu Hareket Ettirin

Bardağı dişlerinizin arasına almayı deneyebilirsiniz, dirseklerinizin arasına sıkıştırarak taşımaya çalışabilirsiniz ama bunu yapmanın çok daha yaratıcı ve bilimsel bir yolu var. İhtiyacımız olan tek şey bir balon. Balonun alt kısmını bardağın ağzına denk getirerek balonu şişirmeniz gerekiyor. Balon üfledikçe şişecek ve bir kısmı bardağın kenarlarından taşmaya başlayacak. Bu sayede bardağa hava giremeyecek ve de çıkamayacak. Balon büyüdükçe yüzeyi düzleşecek ve bardağın içinde kapladığı alan küçülecek. Bu sayede bardağın içindeki hava basıncı düşecek ve bardak balona yapışacak. Artık elinizi bardağa dokundurmadan sadece balonu tutarak bardağı taşıyabilirsiniz.

Yarış Böceği Yapıyoruz

Önce kendinize bir mukavvanın üzerine yuvarlakça bir böcek şekli çizip kesin. Biz uğur böceği yapmayı istediğimiz için kırmızıya boyayıp siyah noktalar yaptık; fakat siz dilediğiniz şekilde boyayabilirsiniz. Daha sonra bir kamışı yaklaşık üç santimlik iki parça halinde kesin. Böceğinizin boyanmamış arka yüzeyine kamışları bir “V” harfini andıracak şekilde bantlayın. Sol tarafa ve sağ tarafa telden üçer tane bacak yapıştırın.  İki tane de göz çizdikten sonra böceğiniz yarışa hazır. Bir direğin etrafına ip sarın, ipin uçlarını “V” şeklinde bantladığınız kamışların içinden geçirin. Sonunda ipin bir ucu bir kamıştan, diğer ucu da diğer kamıştan geçmiş olup elinizde olmalı. Kamışlarla ip arasındaki sürtünme böceğinizi ilerletmeye yetecek gücü sağlıyor. Artık iplerinizi ne kadar hızlı çekerseniz sürtünme yakıtlı böceğiniz o kadar hızlı gidecektir.

Tavuk Olabilir miyiz?

Yumurtalarını aramaya gelmiş anaç bir tavuk yapacağız kendimize, bunun için ihtiyacımız olan malzemeler basit. Plastik bir bardak, ip, küçük bir sünger, bir kürdan ve su. İşe bardağınızın dibine küçük bir delik açarak başlamalısınız. İpi delikten geçirip bardağın tabanına gelen kısmında ipin ucuna kürdanı bağlayın. Yani ipi çektiğinizde kürdan bardağın tabanına çarpmalı. Bardağınıza şirin bir tavuk suratı çizin ardından da kumaştan ya da kartondan kesebileceğiniz kırmızı tavuk ayaklarını bardağın ağız kısmına yapıştırın. Son olarak da ıslattığınız süngeri ipe dolayın ve süngeri tutarak ipin üzerinde aşağı yukarı hareket ettirmeye başlayın. Artık arkadaşlarınıza tavuk numarası yapıp onları şaşırtmanın vakti geldi. Emin olun çevrede tavuk aramaya başlayacaklardır.

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm

Işık Eğilebilir mi?

Çoğumuzun aklına gelen ilk yöntem bir feneri aynaya yansıtmak olacaktır; fakat ışık kırılıp yansıyacaktır, eğilmeyecektir. Işığı eğecek bir şeye ihtiyacımız var. Tamamen karanlık bir odada olmalıyız. Öncelikle bir huniniz olmalı. Boşlukları doldurmak için bir parça macun, siyah boya, kamış ve son olarak boş bir pet şişe lazım. Şişenin yerden dört parmak yukarısına bir delik açmalısınız, açtığınız delikten içeriye bütün haldeki kamışı sokup kamışın girdiği yeri macunla iyice kapatmalısınız. Daha sonra kamışı soktuğunuz tarafı boydan boya siyah boya siyah boya ile boyamalısınız( kamışın dışarda kalan kısmı da dahil ) . Boyama işlemi bittiğinde şişenin bir tarafı boyanmış, diğer tarafı boyanmamış halde olmalı. Bu sayede ışığın dışarı sızmasını önlemiş olacaksınız. Artık deneyimizin sonuna geliyoruz. Huniyi şişenin ağzına yerleştirin ve suyu dökmeye başlayın, aynı zamanda bir feneri şişenin boyanmamış tarafına tutun. Kamıştan akan suya parmağınızla dokunun, ışığın parmağınızın şeklini alarak eğildiğini göreceksiniz.

Cips Yarışı

Çoğumuzun başına gelmiştir, masanın ortasında bir kase cips vardır; fakat onu bir başkasıyla paylaşmak zorunda kalırız. Hadi gelin ufak bir yarışma numarasıyla cipslerin tek sahibi siz olun. Cipsin en iyi arkadaşı soğuk bir içecektir.  Bu boş içecek kutularını kamış kullanarak kim birlikte yuvarlayabilirse cipslerin sahibi o olacak. Birkaç tane kamışı masanın üzerine yan yana dizin. İki teneke içecek kutusunu aralarında bir parmak boşluk olacak şekilde kamışların üzerine koyun. Sonra aralarındaki boşluğa doğru üfleyin. Kutuların arasına üflemek aralarındaki hava basıncını düşürür. Kutuların dış yüzeylerindeki hava birlikte ilerlemelerini sağlıyor. Bir kase cipsi bilim sayesinde hak ettiniz.

Robot Eller

Robotlar hayatlarımızı kolaylaştırmak amacıyla yapılmış makinalardır. İnsanlar için çok tehlikeli olan ya da çok tekrar gerektiren zor işleri kolayca hiç yorulmadan yapabilirler. Siz de kendi ‘robot elinizi’ yapmak istemez misiniz?  İşte malzemeleriniz; karton, cetvel, plastik kamış, ip, lastik, makas, bant ve kalem. Göreviniz, bu malzemeleri kullanarak masanın üzerinde duran içecek kutusunu elinizi kutuya değdirmeden almak. Parmaklarımız üç boğumdan oluşuyor, dolayısı ile kartondan 1 cm genişliğinde ve 1,5 cm uzunluğunda dokuz parça kesin. Üç parmaklı bir robot eli yapacağız. Her bir parmaktaki üç eklemi bantla birleştirip üç parmak elde edin. Bunları da avuç içi yerine geçecek olan kare şeklinde kesilmiş başka bir karton parçasına eşit aralıklarla bantlayın. Daha sonra lastikleri kibrit uzunluğunda parçalar halinde keserek eklemler arasına bantlayın, bu sayede robot parmaklarınıza esneklik kazandırmış olacaksınız. Eliniz şekle girmeye başladı bile. Minik parçalara böldüğünüz kamışlarınızın içinden ip geçirin. Bu kamışları karton parmakların üstüne yapıştırın. Artık ipi çektiğinizde parmakları dilediğiniz gibi hareket ettirebileceksiniz. Hadi, artık masanın üstündeki içecek kutusunu kartondan robot eliniz ile kaldırın.

Televizyonu Tepetaklak Yapıyoruz

Televizyonda hep aynı programları hep aynı şekilde izlemekten sıkılabilirsiniz. Kendinize özel küçük bir ‘ters ekran’ yapmaya ne dersiniz? Gerçekten çok basit. Bir büyüteç, beyaz karton ve sönük ışıklar yeterli olacak. Kartonunuzu televizyonunuzun aşağı yukarı yarım metre karşısına getirin, aralarına büyütecinizi tutun. Büyütecinizi ileri geri oynatarak kartonunuzun üstünde istediğiniz görüntüyü elde edebilirsiniz. Evet, başardınız, kendi ters televizyonunuzu yarattınız! Peki, bu nasıl oluyor? Büyüteciniz televizyondan gelen ışığı kırıyor, ışık öyle kırılır ki diğer tarafa geçip kartona yansıdığında ters dönmüş olarak yansır. Televizyon izlemeye farklı bir bakış açısı getirdiniz.

Kulağınız Nasıl Çalışıyor?

Kulağın var oluşunun temelinde bir tür davul vardır. Şimdi basit bir deneyle kulağınızın nasıl çalıştığını göreceksiniz. Bitmiş bir tuvalet kağıdın iç silindirinin bir tarafına mutfakta kullandığınız naylon folyoyu sarın ve lastikle sabitleyin. Naylon folyo olabildiğince gergin olmalı, tıpkı bir tef gibi. Silindirin açık olan arka tarafına A4 sayfasından biraz daha büyükçe bir kartonu huni gibi kıvırarak sivri ucunu silindirden içeriye sokun. Huni şeklinde yapılmasının sebebi sesin zara ulaşabilmesi için uygun ortamı sağlamaktır. Huni şeklindeki kartonu silindirin açık ucundan içeriye soktuktan sonra birleşen yerlerini iyice bantlayın. Artık elinizde tek bir parça olmalı, tıpkı bir dürbün gibi. Sesi hareket halinde görmek için kendinize koyu renk bir kartondan ekran yapın. Ekranınızın yanına aynı hizada yanan bir el feneri koyun. Fenerin ışığını naylon folyo ile zar haline getirdiğiniz kısma yansıtsın. Huni şeklindeki kartonun geniş kısmı sizin önünüzde olsun. O açık kısımdan içeriye doğru bağırın, sesinizin yaydığı titreşim huninin sivri ucundan plastik zara iletilecek ve titreşimi ekranda görebileceksiniz. Ses kulağa girince kulak zarını titreştirir. Bu titreşim iç kulağa gider, beyne sinyal gönderilir ve ses kaydedilir.

Bahçe Hortumuyla Doğru Notaya Basmak

Komşunun ufak çocuğu flüt çalışmasıyla başınızı mı şişiriyor? İşte ona ufak bir ders verme fırsatı!  Birkaç metrelik bahçe hortumunuzun bir ucuna su tazyik ayarı yapmaya yarayan bir ağızlık takın. Onun ucuna ağzınızı dayayıp üfleyin. Hortumunuzun diğer ucuna da müziğinizin sesini açabilmek için bir huni takın. Artık hortumdan bir müzik aletiniz var. Üflemeli müzik aletlerinin ağız kısmındaki düdük titreşimi sağlar. Sizin hortum müzik aletinizde ise titreşimi dudaklarınız sağlıyor. Ses dalgaları huniden dağılır. Artık biraz da siz kafa şişirin.

Arka Bahçede Bilim 14.Bölüm.

Etiketler: / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain