• 25.10.2014
  • 4.121 kez okundu

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası hakkında. Atatürk için sadece kurtuluş savaşını kazanmak ve cumhuriyeti kurmak yeterli olabilir miydi? O kabına sığmaz biriydi. Yaptığı sayısız devrimler o dönemlerde herhangi bir başkasının kolayca cesaret edeceği türden devrimler değildi. İleriyi görebilme yeteneği yüksek olan bir liderdi.

Cesurdu, inançlıydı ve güçlüydü. Gücünü ise halktan alıyordu. Bütün bu devrimleri yaparken, bu kararları aldırdığı mecliste hiç mi karşı çıkan yoktu? Herkesin aynı fikirde olması beklenemez. Elbette vardı. Arkasından konuşanlar da oldu, dolap çevirenler de oldu. Ama Atatürk’ün inanılmaz bir sezgi gücü ve ikna kabiliyeti vardı.

O konuştuğu zaman cevap vermek zordu. İnandığı fikirlere karşı durmak zordu. Lakin o herşeyden önce ulusuna inanıyordu ve ulusunun çağdaş medeniyetler seviyesine çıkmasını, hak ettiği şekilde yaşamasını istiyordu.

Hayattan ayrıldığında daha yapacak çok işi vardı. Kendisinden sonra insanların, aklın ve ilmin rehberliğinden ayrılmamalarını istemişti. O köhne zihniyetlerle bir yere varılamayacağını 80 yıl önce de biliyordu.

Onun gençliğe hitabesi hemen hemen herkesin ezberindedir. Orada Cumhuriyet’in kurulmasından önceki dönemin koşullarını ne kadar güzel ifade etmiş ve Cumhuriyet’in korunması yönündeki talimatını ne güzel vermiştir. Bir şekilde yurdumuzun bugünkü durumu değil mi anlattıkları?

10 Kasım Atatürk Haftası

10 Kasım Atatürk Haftası

Yurdumuzun bütün kaleleri işgal edilmiş olabilir derken belki de bugün yabancılara satılan dev şirketlerimizi kasdetmişti. Bütün tersanelerimize girilmiş derken yine yabancılara satılan tersanelerimizi görmüştü. Yurdumuzun her köşesi fiilen işgal edilmiş olabilir diyordu. Bugün askeri güçle değil ama ekonomik güçlerle yurdumuz işgal altında değil mi? Hatta ülkeyi yönetenlerin şahsi çıkarlarını yabancıların siyasi emelleri üzerinde tutabileceklerini söylememiş mi? Öyle de olmuyor mu?

Ne yazık ki bugün hala şeyhlerden medet umanlar var. Kadınları kara çarşafa sokmak isteyenler var. Sultanlığın özlemini çekenler var. Sanatın içine tükürenler var. Çağdaş olmaktan korkanlar var. Bir taraftan bağımsız bir ülke olduğumuzu söylerken diğer taraftan dış güçlerin maşası olmaktan çekinmeyenler var.

Daha o zaman Atatürk gençliğe güveniyordu. Gençliğin bütün olumsuz şartlara rağmen gerektiğinde mücadeleden kaçınmayacağına ve Cumhuriyet’e sahip çıkacağına inanıyordu.

Şimdi gençliğe düşen Atatürk’ün beklentilerini boşa çıkarmamaktır. Atatürk 10 Kasım 1938’de aramızdan ayrıldı ama onun düşünceleri bugün bile capcanlı ve hala yol gösterici. Onun gösterdiği yol çağdaşlık yoludur.

Herşeyden önce laik olmayı içimize sindirmemiz gerekir. Laik olmak demek bir inanca karşı çıkmak değildir ki. Laikliği dinsizlik olarak sunmak, okumamış ya da az okumuş insanları etkileme çabasından başka birşey değildir. Başkalarının inançlarına hoşgörü gösteren herkes laiktir. İnsanın kendi inancını önce devlete maletmesi, sonra da bunu herkese dayatması laiklik ile bağdaşamaz. Bugün yapılmaya çalışılan budur.

Keşke bunu yapanlar birazcık olsun karşı çıkmak yerine Atatürk’ü anlamaya çalışsalar. Tek problemimiz modern oluyoruz ama medeni olamıyoruz.

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü anısına Güzel bir Mustafa Kemal Atatürk Biyografisi hayatı videosu izleyiniz.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatı Biyografisi

Sarı Zeybek Mustafa Kemal Atatürk Hayatı. 1881 yılında Selanik’te sarı saçlı, mavi gözlü bir oğlan çocuğu, bir güneş doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetmişti ancak önünde o vakitlerde kendinin bile tahmin edemediği parlak bir geleceğin temelleri yavaş yavaş kader tarafından atılıyordu. Ailesinden gizli olarak yazıldığı harp okulunu başarıyla bitirmiş. Matematik öğretmeni tarafından konulan Mustafa ismiyle birlikte Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal akademiden mezun olmuştu.

İlk ciddi cephe muharebesini Trablusgarp’ta yapmıştı. İtalya’nlara karşı gösterdiği başarılar dost düşman herkesin dikkatini çekmekteydi. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılar yüzünden buradaki görevini bitiremeden geri çağırılmıştı Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal’in müthiş bir zekası ve öngörü yeteneği vardı. Ülkenin sıkıntılı halini sık sık inceler arkadaşlarıyla bu konuda sohbetlerde bulunurdu. Ve en önemlisi düşmanın bir gün bağımsızlığımıza kasdederek ülkemiz topraklarına el koymaya çalışacağını biliyordu. Trablusgarp’tan sonra da Mustafa Kemal çeşitli cephelerde savaştı.

Belki de aralarında en kıymetlisi, Çanakkale idi. Şehitliğin şerefinin arşa çıkarılıdığı o destansı mabet. Mustafa Kemal kendinden emindi. Cepheden geriye doğru kaçan bir grup cephanesi bitmiş yılmış ve bezmiş askeri gördü ve gözleri ufku göstererek: “Askerlerim ben size savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum. Elbette ki bir ölünceye kadar başkaları bizim yerimizi dolduracaktır. ” demiş; askerlerine vatanın kıymetini bu sözleriyle anlatmıştır.

Çanakkale’de elde ettiği müthiş başarılar ve yönetim kabiliyeti Mustafa Kemal’i anadoluya da tanıttı. Herkes onu konuşuyordu. Sarı saçlı, mavi gözlü mert komutan, diyorlardı. Elleri tetikte düşman kovalayan her neferin kalbinde, vatanı için çalışan her yurttaşın bileğindeydi o. Kimisine cephane, kimisine cesaret oluyordu.

Ancak bu zafer düşman devletleri yapacaklarından geri koymadı ve yurt yer yer işgale başlandı. Mustafa Kemal bunu kabul edemezdi. Çünkü Türk milleti esaret altında yaşamaktansa ölmeyi terci ederdi. 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkmış ve Türk milletine bir kez daha umut olmuştu. Birbirini takip eden nice zorlu savaştan sonra Mustafa Kemal Atatürk Türk milletinin azmini ve kararlılığını herkese göstermiş, Türk ulusunun bağımsızlığını ölmek pahasına koruyacağını herkesle mücadeleye gözü kapalı gireceğini anlatmıştır.

23 Nisan 1920’de TBMM’yi de açarak halkı kendi geleneklerinin de esaretinden kurtarmış ve egemenliği halka dayandırmıştır. Son nefesini vermeden önce cumhuriyeti biz gençlere emanet etmiştir. Halk ise tüm bu çabalarına karşın kendisine Atatürk soy adını uygun görmüş ve onu onurlandırmıştır.

1938 yılının 10 Kasım sabahı ise Atatürk Azrail’e yenik düşmüş, gözlerini fani hayata kapatmıştır. Ancak gerek mirası gerek önderliğinin kıymeti nedeniyle Mustafa Kemal Atatürk, Türk gençliğinin ve Türk ulusunun kalbindeki yerini ilelebet koruyacak ve orada yaşayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürkün Hayatı Kimdir? Kısa,Biyografisi,Resimleri Anıları,sözleri,inkılapları,ilkeleri,kısaca,özet,video,ödev,cumhuriyet,fikirleri,düşünceleri hakkında bilgiler.

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Domain